Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13742 E. 2012/4773 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13742
KARAR NO : 2012/4773
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı, İzmir İli, Çiğli İlçesi, Büyükçiğli Mahallesi, tapunun 26 K III D Pafta, … ada ve 2 parsel nolu taşınmazdaki hissesini davalı şirkete 550.000,00 TL’ye 21 adet bono ile satmak konusunda 17/01/2007 tarihinde anlaşma yaptığını, davalı şirkete 22/02/2008 tarihinde tapu devrinin yapıldığını, davacı ile davalı şirket yöneticilerinden …’ın 30 yılı aşkın süredir dost olduklarını, buna güvenerek sözleşme gereğince 2007 yılı Kasım ayında ödenmesi gereken 32.500,00 TL’lik bonolardan birinden kalan 20.000,00 TL’lik alacağını almak için davalı şirketin işlettiği benzin istasyonuna gidip …’a bonoyu işyerinde elden verdiğini, fakat kendisine sonra ödeme yapacaklarını beyan etmeleri üzerine bonoyu davalıda bırakarak oradan ayrıldığını, fakat aradan geçen zamana rağmen 20.000,00 TL ödeme yapılmaması üzerine davalı tarafa ihtarname keşide ettiğini, bunun üzerine davalı şirket yetkilisi … tarafından şirkete çağrıldığını, yanında bir arkadaşı da olduğu halde ödeme bahanesi ile …’ın iki adet 15.000,00 TL’lik senedi elinden alıp yırtarak çöpe attığını, söz konusu satış gereğince 35.000,00 TL alacağının kaldığını belirterek 35.000,00 TL’lik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yemin teklifini kabul ettiklerini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı ile aralarındaki güven ilişkisine dayanılarak dava konusu bonoların teslim edildiğinin iddia edildiği, bono bedellerinin ödenmediğinin davacı tarafça yazılı delil ile kanıtlanamadığı ve yine davacının yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Fazla yatırılan peşin harcın iadesine karar verilmemesi isabetsiz olup, hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hüküm fıkrasının 2. fıkrasında yer alan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18,40 TL harcın peşin alınan 15,60 TL harçtan mahsubu ile kalan 2,80 TL harcın davacıdan tahsiline” şeklindeki rakam ve sözcüklerin hükümden çıkarılmasına, yerine “Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 472,50 TL peşin harçtan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18,40 TL karar harcının mahsubu ile kalan 454,10 TL harcın istek halinde davacıya iadesine” cümle ve rakamlarının eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.