Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13985 E. 2012/6897 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13985
KARAR NO : 2012/6897
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit ve itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili asıl davada, davalı … ile müvekkili arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında davalıya satılan bakiye mal bedeli karşılığı 15.000 TL’nin ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, diğer davalı …’in ise imzalanan bayilik sözleşmesinin teminatı olarak verilen iki adet teminat senedinde kefil olduğunu ileri sürerek davalıların icra takibine itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili asıl davada cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında davacıya iki adet çek verilmesine karşılık mal teslim edilmediğini, çeklerin de iade edilmeyerek kambiyo senetlerine özgü icra takibine konulduğunu, çek bedellerinin imza karşılığında davalı şirket elemanı …’e ödendiğini, buna ilişkin makbuzların da mevcut olduğunu ileri sürerek icra takibine konu iki adet çek nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve %40 kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinden mal alan davacının çek ve senet ile ödeme yaptığını ancak cari hesap ilişkisi nedeniyle bakiye borcunun bulunduğunu, davacının müvekkilinden satın aldığı PVC bedellerinin ödenmemesi üzerine davacı tarafından verilen iki adet çekin takibe konulduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davada davacının usulüne uygun tutulmadığı tespit edilen defterlerine göre davalı …’ten 92,24 TL. alacaklı olduğu, davacının asıl davada takibe koyduğu 15.000 TL. bedelli bonodan dolayı davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle asıl davada davacının herhangi bir alacağı bulunmadığından davanın reddine, birleşen davada ise davacının davalı şirkete karşı olan 92,24 TL. borç miktarının 30.04.2007 keşide tarihli 6.000,00 TL. bedelli çekten mahsup edilmesiyle geriye kalan 5.907,76 TL’den borçlu olmadığının tespitine ve 15.07.2007 tarihli 2.720,00 TL. bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalı kötü niyetli olmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde ve takip yapmakta kötü niyetli kabul edilemeyecek davacı-alacaklının tazminatla sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan onama harcının istek halinde davalı-davacıya iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacı-davalıdan alınmasına, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.