YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14093
KARAR NO : 2012/4171
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı şirket ile davalılardan … Ltd.Şti. arasında yer altı su tankı yapımı konusunda bir protokol imzalandığı, davacının davalıya her biri 30.000.00 TL’lik 4 adet çek keşide edip verdiği, çekleri alan davalı şirketin edimini yerine getirmediği, buna rağmen çekleri birer birer davalılara ciro ettiği dosya içeriği ile sabittir .
Dava, çeklerin bedelsiz olduğu iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.
Davalı … Ltd. Şti. cevap dilekçesinde davacıdan kazan yapımı için çeklerin alındığını ancak kazanı yapamadıklarını, çeklerin karşılıksız kaldığını, çekleri iade etmeleri gerekirken paraya olan ihtiyaçları nedeni ile çekleri fotokopi faturalar ile faktoring şirketlerine vererek para temin ettiğini faturaların gerçek fatura olmadığını davayı kabul ettiğini belirtmiştir.
Davacı vekili davalılardan … ve Halk Bankası hakkında açtığı davayı takip etmeyeceklerini belirtmiştir.
Davalı …Ş vekili müvekkilinin çeki yasal yollarla elinde bulundurduğunu, çekin dayandığı asıl borç ilişkisini bilebilecek durumda olmadığını yönetmeliğe uygun olarak aranan belgeler edinildikten sonra davalı şirkete kredi kullandırılıp çekin alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş müvekkilinin yasal yükümlülüklerini yerine getirerek fatura karşılığı işlemi yaptığını, müvekkilinin bedelsizlik iddiasının tarafı olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafından faktoring şirketlerine devir olunan davacı ile aralarındaki sözleşme ilişkisi değil, onun bir parçası olan alacak olduğu, davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin kapsamı dikkate alındığında davalının mali yapısını ve içinde bulunduğu durumu davacının bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, çeki davalı şirkete veren davacının çekin davalı tarafından başka yerlere ciro edilip kullanılacağını da tahmin edebileceği buna göre davalılar Halk Bankası ve … hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, … Ltd.Şti. hakkında açılan davanın bu davalının davayı kabul etmesi nedeni ile kabulüne, Faktoring şirketleri hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22/2 maddesine göre faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş ve doğacak fatura ve benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler.
Bu hükmün amacının uygulamada boş ve hileli kambiyo senetlerinin faktoring şirketlerince devir alınmasını önlemeye yönelik olduğu doktrinde kabul edilmektedir. (Tekinalp Ünal, Banka Hukukunun Esasları sh-497 ).
Faktoring şirketinin müşterisinden temliken aldığı bir alacağı takip edebilmesi için alacak bir kambiyo senedinden kaynaklansa bile faktoring sözleşmesi ile beraber alacağı doğuran temel satım ilişkisine ait fatura ve benzeri belgeleri de ibraz etmek zorundadır.
Faktoring sözleşmelerine uygulamada alacağın temliki hükümleri uygulandığından davacının … Ltd.Şti. ‘ne karşı ileri sürebileceği def’ileri alacağı temlik alanlara karşı da ileri sürebileceği tabidir.
Somut olayda … Makine Ltd.Şti. davacıdan alacaklı olmadığını, çekleri iade etmesi gerekirken paraya olan ihtiyaç nedeniyle fotokopi faturalar ile faktoring şirketlerine verdiğini kabul ettiğinden faktoring şirketlerinin yönetmeliğin aradığı şartları yerine getirerek alacağı temlik aldığını kanıtlayamadığından faktoring şirketleri hakkında açılan davanın da kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile faktoring şirketleri hakkında açılan davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.