Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14856 E. 2012/8965 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14856
KARAR NO : 2012/8965
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mah.Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılar vek.Av….’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan … ile müvekkili arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların ise sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldığını, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona erdiğini, davalılara sözleşme uyarınca sağlanan 30.000 TL finansal destek bakiyesinin vadesinde ödenmediğini, finansal destek bedelinin tahsili için girişilen icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında imzalanmış geçerli bir bayilik sözleşmesi bulunmadığını, bayilik sözleşmesinin davacı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını, davalılar …. ve …’ın kefil sıfatına sahip olup, ancak alacağın elde edilememesi halinde müracaat edilebileceğini, müvekkillerine davacı tarafından finansal destek kredisi adı altında bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafından yapılan ödeme karşılığında dedantör ve tüp alındığını, bunların da yine davacının isteği üzerine göstermiş olduğu bayilere iade edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; taraflar arasında bir bayilik sözleşmesi bulunduğu, uyuşmazlığın ancak yazılı delillerle ispatlanacağı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı …vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili 15.07.2009 tarihli esasa cevap dilekçesinde: “…Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkillerimin 30.000 TL finansal destek bakiyesinin vadesinde ödemediğinden bahsetmektedir. Davacı tarafından müvekkillerime finansal destek adı altında yapılmış bir ödeme bulunmamaktadır. Davacı tarafından yapılan ödeme karşılığında dedantör ve tüp alınmış bunlar da yine davacının talebi üzerine göstermiş olduğu bayilere iade edilmiştir. Ayrıca….Gaz A.Ş.’nin talep ettiği zaman ve günlerde …. Gaz adına anketör istihdam edilmiş, tüm masrafları müvekkil tarafından karşılanmıştır. Davacı ile yapılan görüşmelerde müvekkilinin borcunun olmadığının kabul edildiğini…”beyan etmiştir. Mahkemece davacı vekilinin bu beyanı üzerinde durulmadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi heyetinin raporunda da belirtilen beyanın davaya etkisi irdelenmemiştir.

Bu durumda yapılacak iş davalılar vekilinin cevap dilekçesindeki beyanı üzerinde durulup, araştırma yapılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına, 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.