Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14880 E. 2012/6640 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14880
KARAR NO : 2012/6640
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile turizm acenteliği konusunda sözleşmeler yaptığını, müvekkili şirketin davalıya teminat olarak 25.07.2005 keşide tarihli her biri 50.000 TL bedelli iki adet çek verdiğini, davalının çeklere dayalı olarak toplam 107.050,00 TL ‘nin tahsilini istediğini ileri sürerek icra takibinden dolayı davalıya şimdilik 10.000 TL borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.12.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 33.000 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan 13.04.2005 tarihli acentelik sözleşmesi gereğince müvekkilinin sunduğu hizmetleri pazarlamayı üstlenen davacının edimlerini yerine getirmediğini, davacının müvekkiline teminat çeki vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda davacının davalıya icra takibine konu çeklerin 33.000 TL’lik kısmından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibi nedeniyle kısmen borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu icra takibinde 107.050,00 TL alacak talebinde bulunulmuştur. Takip borçlusu olan davacı, dava dilekçesinde aleyhindeki takibe karşılık şimdilik 10.000 TL ‘sından borçlu bulunulmadığının tespiti istemiyle dava açmış, ıslah dilekçesiyle de talebini 33.000 TL’ye yükseltmiştir. Başka bir anlatımla kısmi menfi tespit talebinde bulunulmuştur. Menfi tespit davası, kısmi olarak açılamaz. Mahkemece, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA , bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.