Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14986 E. 2012/6974 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14986
KARAR NO : 2012/6974
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı …’in dava dışı … Şarküteri Gıda Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, dava dışı kefil …’in kredi borcunun tamamını davalı bankaya ödediği halde davalı bankanın müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ileri sürerek, icra takibinden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, diğer müşterek ve müteselsil kefil olan dava dışı …’in ödediği miktar kadar kendi borcundan kurtulduğunu, bu nedenle de icra takibinde borçlu olarak gösterilmediğini, davacının 35.000 TL kefalet limitiyle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı banka ile dava dışı şirket arasında yapılan genel kredi sözleşmesini 35.000 TL kefalet limiti ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, diğer kefilin 35.000 TL limitli kefalet miktarını ödemekle ancak kendisini sorumluluktan kurtardığı, diğer kefil tarafından yapılan bu ödemenin davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, ancak takipten önce temerrüde düşürülmeyen davacı hakkında işlemiş faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra takip dosyasında işlemiş faiz ve BSMV miktarı olan 1.306,07 TL kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine, tarafların % 40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz olduğu gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığı ile banka kayıtları üzerinde araştırma ve inceleme yaptırılıp ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.