YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15147
KARAR NO : 2012/7016
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında 20/12/2008 keşide tarihli ve 11000 TL bedelli çeke istinaden Gazipaşa İcra Müdürlüğünün 2009/2 E. sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, ancak dava konusu çek arkasında müvekkilinin cirosunun davalının cirosundan sonra olduğunu, ancak haciz baskısı altında borcu kabul edip ödeme taahhüdünde bulunduğunu belirterek Gazipaşa İcra Müdürlüğü’nün 2009/2 E. Sayılı takip dosyasından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından davacı aleyhine Gazipaşa İcra Müdürlüğünün 2009/2 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının takibe süresi içinde itiraz etmediği gibi borcu ödeyeceğine dair taahhüt verdiğini, dava konusu çekin müvekkiline çek arkası cirolanmaksızın teslim edildiğini ve çekin müvekkili tarafından bankaya ibraz edildiğini, davacının iyiniyetli olmadığını bildirerek davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davalı tarafça dosyaya sunulan davacı … ile senette imzası bulunan … arasında imzalanan davacı tarafça içeriğine ve altındaki imzaya herhangi itirazda bulunulmayan adi belgeden bononun davalıdan öne davacı …’e geçtiği ve davacının ciro silsilesine davalıdan önce dahil olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %40’ı oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı borçlu 12/03/2009 tarihli haciz tutanağına geçirilen imzası ile tasdik ettiği beyanında; “Dosya borcunun 14.827,40 TL olduğuna ve ayrıntısına vakıf oldum, borca ve ayrıntısına diyeceğim yoktur. 19/06/2009’da 5.500,00 TL’si, 19/07/2009’da 3.00,00 TL’si, 6.327,40 TL’si 19/08/2009’da ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum” demek suretiyle dava konusu borcu kabul ve taahhüt etmiştir. Kabul beyanının yer aldığı tutanak ihtiyati haciz tutanağı olmadığından söz konusu beyanın manevi cebir altında verildiği kabul edilemez. Bu durumda mahkemece davacının haciz tutanağındaki borcu kabul beyanı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak mahkemece davanın reddine karar verildiğinden HUMK 438/son uyarınca hükmün gerekçesinin değiştirilerek davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava İİK’nun 72. maddesi hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı borçlu anılan madde hükmü gereğince belirli bir teminatı yatırmak suretiyle mahkemeden tedbir kararı talep edebilir. Mahkemece de yatırılan bu teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklısına ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebilir. Nitekim, somut olayda da davacı yan dava dilekçesinde dosyaya yatacak paranın davalıya verilmemesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, mahkemece 18/01/2010 tarihli tensiple verilen ara kararla, İİK’nun 72/3. maddesi gereğince alacağın %20’i oranında teminat bedeli karşılığında icra kasasına girecek paranın alacaklıya ödenmemesi kararı verilmiştir. Ancak gerek icra dosyasında gerekse iş bu dosyada davacı tarafından teminatın mahkeme veznesine yatırıldığına ilişkin bir bulguya rastlanılmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece teminatın yatırılarak tedbir kararının uygulanıp uygulanmadığı belirlenerek sonucuna göre tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin HUMK 438/son uyarınca sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.