YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1521
KARAR NO : 2011/11681
KARAR TARİHİ : 29.09.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı aracın değiştirilmesi ve satış bedelinin iadesi istekleri yönünden işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesi gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına, hasar bedeline ilişkin davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten satın aldığı aracın, seyir halinde iken arızalandığını, 3.000,00 TL’ye onarıldığını, arızanın sürücü veya bakım hatasından kaynaklanmadığını, aracın ayıplı olduğunu iddia ederek aracın değiştirilmesine, mümkün değilse satış bedelinin ya da ödenen hasar bedelinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın zamanaşımına uğradığını, ayıp ihbarının yasal süre içerisinde yapılmadığını, davacının aracındaki arızanın imalat hatasından değil, davacının hatalı kullanım ve bakımından kaynaklandığını, tacir olan davacının aynen iade talebinin dinlenemeyeceğini, bedelin iadesi şartlarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, asıl ve ek rapora göre dava konusu araçta meydana gelen arıza ve buna bağlı olarak oluşan hasarın kullanım hatasından kaynaklanmayıp, üretim hatasından kaynaklandığı, ayıbın gizli olduğu, arıza imalat hatasından kaynaklandığından davacının bundan dolayı yapmış olduğu giderleri davalı satıcıdan talep edebileceği, hasar toplamının 3.637,94 TL olduğu, aracın değiştirilmesi ve satış bedelinin iadesi istekleri yönünden işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına, 3.000,00 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine dayanılarak açılmıştır. Davalı taraf süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. BK’nun 207/1.maddesi uyarınca; “satıcı, daha uzun müddet için kefalet etmemiş ise satılanı ayıba karşı tekeffülden mütevellit her türlü dava satılandaki ayıp daha sonra meydana çıksa bile alıcıya teslim vukuundan itibaren bir sene geçmekle sakıt olur. “TTK’nun 25/4.maddesinde ise; Borçlar Kanunu’nun 207.maddesindeki zamanaşımı süresinin tacirler arasındaki ticari satışlarda altı ay olduğu hükme bağlanmıştır. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, garanti süresinin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiştir. Somut olayda, anılan yasa hükümlerindeki süreler geçtiği gibi garanti süresi de geçtikten sonra dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.