YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15557
KARAR NO : 2012/1403
KARAR TARİHİ : 02.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, takibe konu senedin 4.250.-TL.sinin müvekkilince…ve …isimli kişilerin huzurunda davalıya ödendiğini, yine 600.-TL.lik samanın dava dışı … isimli kişiden alınarak davacıya verildiğini, kalan 4.000.-TL.bedel için de davalıya hayvan teslim edildiğini, ancak davalının senedi iade etmeyerek takibe koyduğunu, davalının yanıltıcı hareketleri nedeniyle senedin geri alınamadığını belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, ileri sürülen vakıaların hile niteliğinde bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre, her ne kadar davanın yazılı delillerle ispatı gerekiyorsa da hile iddiasına dayanılması halinde tanık dinlenebileceği, davacının davalıya olan borcunun 4.250.-TL.sini nakden ödediği, yine davalının tanık … isimli kişiye olan saman borcu mukabilinde davacının adı geçene 600.-TL.ödeme yaptığı, kalan 4.000.-TL.için ise davacının davalıya hayvanlarını verdiği, alacağın tamamen tahsil edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının % 40 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık malen kaydı bulunan bono bedelinin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, bono bedelini ödediğini, ancak davalının senedi bugün-yarın geri vereceğini söyleyerek kendisini oyaladığını ve aldattığını ileri sürerek tanık dinletmiştir. Davalı, tanık dinlenmesine muvafakat etmediğini bildirmiştir. Senede dayalı iddiaların yazılı delille ispatı gerekir. Davacının iddiasına konu ettiği olaylar hile niteliğinde kabul edilemez. Bu durumda mahkemece somut olay bakımından ödeme iddiasının ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, tanık dinlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.