Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/15679 E. 2012/7270 K. 30.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15679
KARAR NO : 2012/7270
KARAR TARİHİ : 30.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, taraflar arasında alışveriş ve hukuki ilişki bulunmadığını, faturaların tebliğ edilmediğini, mal tesliminin sözkonusu olmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, takip ve davaya konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davacının takip tarihi itibariyle 6.766,12 TL alacaklı olduğu, faturaların davalı defterinde kayıtlı olmadığı, defterlerin yıl sonu kapanış tasdiklerinin bulunmadığının tespit edildiği, davacının; taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi, faturaların davalıya tebliğ edildiğini, faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini ispatlayamadığından davacı vekiline davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı, davalıya yemin teklif edildiği, davalının 31/03/2011 tarihli celsede yemin teklifini kabul ederek davacı ile hiçbir ticari ve hukuki ilişkisi olmadığını, faturalara konu veya başkaca mal-hizmet teslim ve satın almadığını, davacıya borcu bulunmadığını belirterek yemini eda ettiği, taraf yemininin kesin delillerden olup davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu malların teslim edildiğine dair sevk irsaliyeleri sunmuş, bu sevk irsaliyelerinde teslim eden isim ve imzası ile teslim alan imzasının bulunduğu görülmüştür.
Davalı isticvap sırasında teslim alan imzalarını kabul etmemiş ise de davacının teslime ilişkin sunduğu deliller değerlendirilip teslim alan şahsın kimliğinin tespit edilip bu şahsın davalı adına mal teslim almaya yetkili olup olmadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile teslim kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından mahkeme kararının bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne, mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.