Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/15786 E. 2012/2147 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15786
KARAR NO : 2012/2147
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin iş yerindeki sayaçların davalı kurumun elemanlarınca söküldüğünü, akabinde 74.471.50 YTL bedelli kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, sökülen sayaçların laboratuvar muayenesinin yapılmadığını, davacı şirket yetkilileri aleyhine açılan davada, asliye ceza mahkemesi tarafından kaçak elektrik kullanmadıklarından beraatlerine karar verildiğini, kaçak tüketimin olmadığını belirterek davalıya borçlu olunmadığının tespitine, faturanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaçak elektrik tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi heyet raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile davacının kaçak elektrik kullanım bedeli olarak düzenlenen Z188189 sayılı 22.9.2004 tarihli 74.471,50 TL bedelli faturadan dolayı davalıya 20.541,40 TL için borçlu bulunduğu kalan 53.930,01 TL için borçlu bulunmadığından davacı tarafından kaçak elektrik faturası nedeniyle kaçak elektrik bedeli ve gecikme zammı olarak ödenen 108.214 TL den borçlu bulunulan 20.541,40 TL’ nin mahsubu ile kalan 87.672,06 TL nin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, yapılan taksitlendirme sonucu kalan 3 taksitin davacı tarafından ödenmediği belirtilmekle taraflar arasında belirlenmiş olan 3 adet taksitin davacı tarafından ödenmemesine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz Bozma kararında; “..Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (21.03.2003 tarih ve 122 sayılı Kurul Kararı Eki) “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanımına İlişkin Ortak Hükümler” başlıklı (1.)maddesinin “Tüketim Miktarı Hesaplama” yan başlıklı (c) fıkrasında, “kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilenin kullanım yerinde tüketilen elektrik enerjisi miktarı;1-Tüm müşteriler için öncelikle ihtilafsız dönemlerdeki tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, (Kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki dönem ihtilafsız dönem olarak kabul edilir), hükmü düzenlenmiş olduğu halde mahkemece yukarıda yazılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporunu hükme dayanak alıp karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle davalı yararına mahkeme kararının bozulmasına” denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 30.06.2009 tarihli raporda; “..davacının sayacının 20.09.2004 tarihinde değiştirildiği, eksik tüketimin aboneliğin başlangıcından itibaren mevcut bulunduğundan abonelik başlangıç tarihi olan 08.11.2000 ile 08.09.2004 arası 1400 gün için eksik tüketim bedeli hesaplandığın, sayacın eksik kaydetmesinin aboneliğin başlangıcından itibaren mevcut bulunduğu, tüketimin hesaplanmasında EPDK’nın 21.03.2003 tarihli 122 sayılı kararının tüketim miktarı hesaplama başlıklı bölümünün c) fıkrasındaki yöntemle yani geriye dönük olarak tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarihin tespitinin yapılamadığı, bu nedenle davalı kurumun 18.09.2004 tarihli tutanakta tespit edilen akım değerlerine göre bulunan, çekilen güç miktarı üzerinden hesaplama yaparak tüketimi tespit etmesinde zorunluluk bulunduğunu, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin sayacın doğru tüketim kaydetmemesi başlıklı 20. maddesinin kıyasen uygulanarak dosyada mevcut tüketim endekslerine göre yeni sayacın takılmasından sonraki 2 fatura dönemindeki günlük ortalama tüketimin 368,03 kw bulunduğu, gösterilen gerekçeler ve yapılan değerlendirmeler sonucu verilen raporda tüketim miktarının 74.471.50 TL olduğu, bu durumda menfi tespitin mümkün olmadığı” belirtildiği halde bu rapora yapılan itiraz gözetilerek alınan ve hükme esas tutulan 06.04.2011 tarihli bilirkişi heyet raporunda; “..kaçak elektrik tüketim başlangıç tarihinin aktif ve reaktif enerji tüketimleri arasındaki uyumun bozulduğu 07.03.2003 tarihi olduğunu, ölçüm sisteminde istenildiğinde sayaca müdahale edilerek tüketimin kaydedilmesinin durdurulduğu, istenildiğinde sayacın tekrar eski haline getirildiğinin anlaşıldığı, bu durumun teknik olarak sayaca eksik tüketim kaydettirecek şekilde müdahale olduğu ve eksik tüketim hesabı yapılması gerektiği, kaçak elektrik kullanma süresinin 07.03.2003-20.09.2004 tarihleri arası olduğu, bu dönem için kaçak ve eksik tüketim hesabı yapılması gerektiği, mevzuata göre tespitin yapıldığı tarihten önceki son okuma tarihi olan 08.09.2004 tarihi ile sayaçların değiştirildiği tarih olan 20.09.2004 arasında kaçak kullanım uygulanması gerektiği, kaçak kullanım gün toplamının 12 gün olduğu, kaçak kullanımdan doğan fatura bedelinin 77,21 TL. olduğu, 07.03.2003-08.09.2004 tarihleri arasında geriye dönük eksik tüketim yapıldığı, 526 gün eksik tüketim nedeniyle eksik tüketimden doğan fatura bedelinin 20464,19 TL. olduğu, aboneye tahakkuk ettirilmesi gereken tahakkuk miktarının 20.541,40 TL. olduğu” tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bu rapora gerekçelerini de göstermek suretiyle davalı vekili itiraz etmiştir. Hal böyle olunca konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden raporlar arasındaki mübayeneti giderici bir rapor alınarak kazanılmış hak ilkesi de gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi için hükmün davalı yararına BOZULMASI gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.