Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/15856 E. 2012/7042 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15856
KARAR NO : 2012/7042
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın dava dışı Mehmet Ali Tekeş’e ait olduğunu, adı geçenin 03.10.2003 tarihli şirket kararı ile (5) yıllığına şirket müdürü olarak seçildiğini, bu sürenin 03.10.2008’de sona erdiğini, yine adı geçenin 26.06.2009 tarihinde şirket müdürlüğüne getirildiğini, takibe konu bononun tanzim tarihinin ise 19.11.2008 olup, …’in bu tarih itibariyle şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, öte yandan taraflar arasında ticari ilişki de bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı …’in 13.10.2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde 5 yıl süre ile ve yine 07.07.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde 10 yıl süre ile davacı şirket müdürü olarak atandığını, bu itibarla bononun tanzim tarihi olan 18.11.2008 tarihinde adı geçenin yetkili olmadığını ileri sürmenin kötüniyetli olduğunu, kaldı ki bu kişinin kurucu ortak olup, TTK’nun 160.maddesi uyarınca şirketi temsil etmeye devam edebileceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu bonoda imzası bulunan …’in 03.10.2003 tarihinde 5 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığı ve bu hususun 13.10.2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, buna göre temsil yetkisinin 06.10.2008 ‘de sona erdiği, adı geçenin 25.06.2009 ‘da yeniden müdür olarak atandığı, bononun ise …’in şirket müdürü olmadığı 06.10.2008-25.06.2009 tarihleri arasındaki 19.11.2008 tarihinde tanzim edilmiş olup, TTK’nun 540.maddesi uyarınca ortakların şirketi birlikte temsil etmesi gerektiği, bu itibarla dava konusu bononun davacı şirketi bağlayıcı nitelikte olmadığı, taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede aralarında ticari ilişki bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dışı …, 03.10.2003 tarihli şirket kararı ile (5) yıllığına şirket müdürü olarak seçilmiş ve bu husus Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiştir. Takibe konu senet 19.11.2008 tarihli olup senedin tanzim tarihi itibariyle Mehmet Ali Tekeş’in müdürlük görevinin sona erdiği ve bu nedenle de davacı şirketin sorumlu olmayacağı ileri sürülmüşse de davacı şirket tarafından adı geçen kişinin 26.06.2009 tarihinde yeniden müdür olarak seçildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı şirketin dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığı yolundaki iddia, TMK’nun 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olup dinlenemez. Öte yandan kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmadığından defterler üzerinde yaptırılan inceleme sonucuna göre taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı gerekçesiyle de davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.