YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16316
KARAR NO : 2012/6621
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalılardan takas yoluyla araç satın alındığını, karşılığında araç verip fark olarak da dava konusu bononun düzenlendiğini, bono bedelinin ödendiği halde icra takibine konu edildiğini ileri sürerek takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilllerinden …’nın ne icra takibinde ne de bonoda yer almadığından herhangi bir sıfatının bulunmadığını, davacının 3. kişilere ödeme yaptığını iddia ettiği ödemelerin kabul edilmediğini, borcun ödendiğine dair müvekkilinin imzasını taşıyan bir belge sunulmadığını belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalı …’nın bonoda lehtar veya icra takibinde alacaklı sıfatı bulunmadığından pasif husumet ehliyetinin olmadığı, diğer davalı yönünden ise ödeme hususunun davacı yanca kesin delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, HMK’nın 228.(HUMK.337) maddesi uyarınca davalılara usulüne uygun meşruhatlı yemin davetiyesi tebliğ edilmiş, 06.10.2011 tarihli son celsede yemin için hazır bulunan davalılara eda ettirilen yemin beyanlarında uygulanan usul kuralları HMK’nın 233.ve 238. (HUMK’nun 339 ve 340.) maddelerinde yazılı hususları içermediğinden, davalılara usulüne uygun şekilde yaptırılmış bir yeminden söz edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece anılan yasa maddelerinde belirtilen emredici hükümler de dikkate alınarak davalılara yeniden yemin yaptırılarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.