Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16389 E. 2012/6954 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16389
KARAR NO : 2012/6954
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin medikal cihazların ithalatı, alım ve satımı alanında faaliyet gösterdiğini, bu bağlamda davalı firmanın da müvekkilinin çalıştığı bayiilerden biri olduğunu, davalı şirketin Ş.Urfa İl Sağlık Müdürlüğünün 700 el dopleri alım ihalesine katıldığını ve müvekkili firmadan 700 adet el dopleri alımı için teklif istediğini, müvekkili firmanın da 20.12.2009 tarihli, 30 gün süreli teklif mektubunu borçlu firmaya faksla gönderdiğini, borçlu firmanın işbu teklif mektubunu ve içeriğini kabul ettiğini, ihalenin davalı şirket üzerinde kaldığını, ihalenin kesinleşmesinden sonra davalının müvekkili firmaya 09.02.2010 tarihinde kesin sipariş için faks çekerek ürünlerin gönderilmesini istediğini, müvekkili firmanın aynı günlü cevabi yazısında ilgili ürünler için üretici firmanın Çin’de bulunduğunu ve Çin’in 08.02.2010 günü itibari ile yeni yıl tatiline girmiş olduğundan malzemelerin teslimatının 10 gün içinde yapılamayacağının davalı firmaya iletildiğini, davalı yanca talebinin halen geçerli olduğunu belirterek ürünlerin teslimini istediğini, ihale konusu mamüllerin 11.03.2010 tarihinde davalı şirkete fatura mukabili ve sevk irsaliyesi ile birlikte teslim edildiğini, faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca sunulan teklif mektubunda Çin’in ilgili tarihlerde resmi tatilde olacağından söz edilmediğini, geç teslimat dolayısıyla ihale veren kurum tarafından ihale sözleşmesi gereğince müvekkili firmaya 12.958 TL ceza kesilerek bu bedel kadar eksik ödeme yapıldığını, bu bedelden davacının sorumlu olduğunu, müvekkili firma ile davacı firma arasında yapılan görüşmeler neticesinde mutabakata varılarak davacı yanca 24.03.2010 tarihli 66.422,16 TL lik fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin de 12.06.2010 tarihli bir çek keşide edilerek ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacının 11.03.2010 tarih 79.380,00 TL bedelli faturayı icra takibine koyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, icra takibine konu fatura içeriği emtianın davalı yana teslim edildiği, ihale veren kurum tarafından Tıbbi Malzeme Alım Sözleşmesi gereğince geç teslim nedeniyle 12.957,00 TL cezai şartın mahsup edilerek davalı yana ödeme yapıldığı, icra takibinden ve davadan sonra davalı yanca cezai şart dışında kalan kısmın harç ve masraflarıyla birlikte icra veznesine yatırıldığı, bu nedenle ödenen 66.423,00 TL’lik kısım yönünden davanın konusuz kaldığı, kalan bakiye yönünden davalının itirazının haksız olduğu gerekçeleriyle dava açıldıktan sonra ödenen 66.423 TL lik kısım yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalının takibe vaki itirazının 12.957,00 TL lik kısım üzerinden iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına ve koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 79.380,00 TL lik mal satışı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yapılan yargılama esnasında davacıya mal bedeline yönelik olarak 66.423,00 TL ödemede bulunulmuş, ödenmeyen 12.957,00 TL lik kısmın ise 3 kişi tarafından uygulanan cezai şart olduğu belirtmiştir.
Alım satım akdinin miktarında uyuşmazlık bulunmadığı ve cezai şarta ilişkin davalı savunmasının da mahkemece kanıtlanamadığının kabulü dikkate alındığında davalının icra takibine itirazında haksızlığı ve alacağın likit (belirlenebilir) olduğu gözetilerek hüküm altına alınan alacak miktarı yönünden (konusuz kalan kısım dahil) İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.