YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1789
KARAR NO : 2011/13008
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, ticari ilişki nedeniyle müvekkilince davalıya toplam 19.361 TL.lik senetlerin düzenlenip verildiğini, davalının bu senetleri Uşak 1.İcra Müdürlüğünün 2004/780 sayılı dosyasında takibe konu ettiğini, davalı şirketin icra dosyasını uzunca bir süre takipsiz bıraktığını, takibin zamanaşımına uğradığını, bu arada müvekkilince takibe konu senetlerin zamanaşımı süresinin dolduğu iddiasıyla ve takibin iptali istemiyle Uşak İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/572 esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, dava derdestken davalı vekilinin müvekkiline ait işyerine hacze geldiğini, haciz tehdidi altında bulunan müvekkilinin 468 çuval un, 12.12.2008 vadeli 4.000 TL, 12.01.2009 vadeli 4.000 TL ve 12.02.2009 vadeli 2.000 TL bedelli senetleri davalı vekiline vermek durumunda kaldığını, unların davalı yana teslim edildiğini, 12.12.2008 vadeli 4.000 TL bedelli senedin de ödendiğini, diğer iki senedin tahsil amacıyla bankaya verildiğini, icra hukuk mahkemesinde açılan davanın kabul edilerek takibin iptal edildiğini belirterek 468 çuval unun aynen, aynen olmadığı takdirde bedelinin, ödenen 4.000 TL.nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle istirdatına, ödenmeyen iki adet senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerine 06.04.2004 tarihinde hacze gittiklerini, davacının danışıklı olduğu ve akrabası olan dava dışı …’ın haczedilen mallarla ilgili istihkak iddiasında bulunduğunu, bunun üzerine istihkak iddiasının reddiyle ilgili dava açtıklarını, davanın 08.10.2008’de borçlu aleyhine sonuçlandığını, 12.11.2008 tarihinde daha önceden istihkaklı olarak haczedilen malların muhafaza altına alınması için hacze gittiklerini, hacizden sonra davacının borcu un ve senet vermek suretiyle ödemeyi teklif ettiğini, müvekkilince bu teklifin kabul edilerek protokol imzalandığını, unların ve senetlerin hacizden sonra verildiğini, bu nedenle haciz tehdidinden söz edilemeyeceğini, davacının ihtirazi kayıt koymadığını, davacının zamanaşımı iddiası kabul görse bile zamanaşımına uğramış borcun eksik borç olup ifası halinde iadesinin istenemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının hiçbir baskı ve haciz tehdidi altında olmaksızın 12.11.2008 tarihli belgeyi imzaladığı, davacının belgenin düzenlenmesi sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmediği, davacının daha sonra ödediklerini istemesinin TMK’nun 2.maddesinde öngörülen iyiniyet kurallarından tamamen yoksun olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.