YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1873
KARAR NO : 2011/3433
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, takibe konu kredi sözleşmeleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle davalının tazminata mahkum edilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, her iki davacı borçlu açısından sorumluluk miktarının takip açılmasından itibaren 1.000.00.-TL.olup, bunun tarafların kabulünde olduğu, davacıların İzmir 4.İcra Müdürlüğü’nün 1998/2715 sayılı dosyasında 1.000.00.-TL.dışında kalan 4.302.76.-TL.için borçlu olmadıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıların İzmir 4.İcra Müdürlüğü’nün 1998/2715 sayılı dosyasında taraflarca kabul edilen 1.000.00.-TL.dışında kalan 4.302.76.-TL.borçlu olmadıklarının tespitine, borçlu olmadığı kabul edilen miktar üzerinden % 40 kötüniyet tazminatının davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.nun 72/5.maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talep halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir. Somut olayın özelliğine göre, davalının icra takibinde haksız olmakla birlikte kötüniyetli sayılamayacağı gözden kaçırılarak tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.