YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1950
KARAR NO : 2011/4481
KARAR TARİHİ : 06.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tic. Mah. Sıfatıyla )
Davacılar vekili tarafından hasımsız alarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahil Halk bankası vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasında borca batıklıktan kurtulmasının mümkün bulunduğunu belirterek iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, şirketin borca batık olduğu, bilirkişi kök ve ek raporlarına göre iyileştirme projesinin gerçekleşebilir olduğu belirtilerek, iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahil Halk bankası vekili tarafından temyiz edilmişitr.
1-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan mali müşavir bilirkişinin kök raporunda iyileştirme projesinin gerçekleşebilir olmadığı ifade edilmişken; ek raporda ise iyileştirme projesinin gerçekleşebilir olduğu belirtilmiş, mahkemece bu raporlar hükme esas alınarak iflâsın ertelenmesine hükmedilmiştir.
Karar başlığında davacı olarak Kirez Limited Şirketinin yanı sıra şahıs olan … gösterilmiş, hüküm kısmında ise davacı olarak gösterilenlerin adı zikredilmeden “Davanın KABULÜ ile iflâsın dava tarihinden itibaren bir yıl süre ile ertelenmesine” karar verilmiştir. İflâsın ertelenmesi sermaye şirketlerinin ve kooperatiflerin yararlanabileceği bir hukukî müssesesedir (İİK m.179). Tacir olsa dahi bir şahsın iflâsının ertelenmesine karar verilmesi mümkün olmadığı gibi, dava tarihinden itibaren iflasın ertelenmesine hükmedilmesi de kabul şekline göre usul ve yasaya aykırıdır.
2-Yukarıda açıklandığı üzere, şirketin aktifinde yer alan tüm varlıkların rayiç değerlerinin (piyasa satış kıymetlerinin) mahkeme tarafından atanan yeminli bilirkişiler aracılığıyla tespiti gerekli olup, bilirkişilerce tespit edilecek gerçek veriler dikkate alınarak şirketin borca batıklık bilançosunun yeniden düzenlenmesi gerekir. Bu yön gözetilmeksizin şirketin defter ve kayıtlarındaki değerler üzerinden tespit edilen borca batıklık bilançosuna göre iflâs erteleme talep eden şirketin borca batık olduğunun kabulü isabetli değildir.
3- İİK’nun 160’ıncı maddesine göre iflâs talebi hakkında bir karar verilmeden önce iflâs avansının yatırılması gerekli olup, bu husus gözetilmeden hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4-Bilirkişi kök raporunda iyileştirme projesinin gerçekleşebilir olmadığı belirtilmesine rağmen, çelişki giderilmeden tam aksi yöndeki ek rapora göre iflâs erteleme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan hukukî esaslar çerçevesinde aralarında hukukçu bilirkişinin de bulunduğu konusunda uzman en az üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil Halkbankası vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.