Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2074 E. 2011/11277 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2074
KARAR NO : 2011/11277
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, taraflar arasında 24.09.2007 tarihinde akdedilen finansal kiralama sözleşmesi ile davalıdan filtre sistemi kiralandığını ve ödeme planı düzenlendiğini, ithal edilen malın ayıplı çıkması nedeniyle 11.08.2008 tarihinde sözleşmenin tadiline dair yeni bir sözleşme imzalandığını, tadil sözleşmesi ile malın ayıplı olduğu, malın satıcıya iadesi ile başka bir filtre sisteminin tesliminin kararlaştırıldığını, dava konusu malın tabi olduğu KDV oranının %1 iken %18’e yükseltildiği gerekçesiyle davalı tarafından yeni bir ödeme planı düzenleyip, aradaki fark için fatura düzenleyip, fark tutarı olan 25.046,00 Euro’nun ödenmesinin istendiğini, ancak 2008 yılında akdedilen sözleşmenin yeni bir sözleşme olmayıp, ayıplı mal nedeniyle düzenlenen tali sözleşme olup, KDV oranındaki artıştan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, davacı yana 25.046,00 Euro borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 24.09.2007 tarihinde akdedilen finansal kiralama sözleşmesi gereğince müvekkilinin filtre sistemi ithal edip, davacıya teslim ettiğini, 11.08.2008 tarihli tadil sözleşmesine yeni bir fatura eklenip, sözleşmede malın ayıplı çıkması nedeniyle davacının malı iade edeceği, yeni mal alımı nedeniyle oluşacak her türlü masrafı istem halinde ödemeyi kabul ettiğini, ayıp nedeniyle iade edilen malın yerine başka mal satın alındığı, sözleşme uyarınca yeni fatura tarihindeki KDV oranının uygulandığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, finansal kiralama suretiyle davacının davalıdan makine kiraladığı, davalının bu makineyi yurt dışından ithal ettiği, ithal edilen bu makinenin ayıplı çıkması nedeniyle iade edildiği ve aynı nitelikte başka bir makinenin davacıya teslim edilmek üzere finansal kiralama konusu yapılıp, tadil sözleşmesi hükümleri gereğince ayıplı makine yerine davacıya teslim edildiği, ancak bu ikinci makinenin ithali sırasında Türkiye’deki KDV oranlarında değişiklik meydana gelip, %1oranındaki KDV’nin %18’e yükseltildiği, sözleşme tadil metni uyarınca tüm masraflar davacıya ait olacağından KDV oranındaki artıştan doğan ve yatırılan farktan davacının sorumlu olması gerektiği, kaldi ki davalının KDV tutarını arada fark olsun olmasın vergi dairesine yatırmak zorunda olduğu, bunu da vergi tahsil alındısı ile belgelediği gerekçeleriyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.