YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2364
KARAR NO : 2011/13314
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava 20.6.2009 – 20.7.2009 tarihleri arasını kapsayan 7 adet faturaya dayalı olarak oluşan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının müvekkilinden 110.328.09TL’lik kırma kum ve inşaat malzemesi satın aldığını 27.000.00 TL ödeme yaptığını, bankaya 83.328.09 TLnin ödenmediğini, takibe de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin davacı ile yapmış olduğu alışveriş nedeni ile kesilen fatura bedellerinin tamamının davacıya ödendiğini, bu alışverişten dolayı müvekkilinin hiçbir borcu kalmadığını, alacağı olduğu iddia edilen faturalardaki malların müvekkiline teslim edilmediğini, sevk irsaliyesinde imzaların bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının cevap dilekçesinde kesilen fatura bedellerinin tamamının ödendiğini belirtip, diğer yandan malların teslim edilmediğini savunması hakkın kötüye kullanılması ilkesinin bir türü olan çelişkili davranış yasağına girdiği, davalının hiçbir faturayı defterine kaydetmediğinden itirazının hukuka uygun bulunmadığı, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın 83.328.09 TL üzerinden iptaline takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır.
Davacı vekili ticari ilişkide davalının 27.000.00 TL’yi ödediğini bakiye kısmın ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı vekili de miktar belirtmeden düzenlenen faturaların bedelinin ödendiğini, alacaklı olduğu iddia edilen malların teslim edilmediğini savunmuştur.
Taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı defterlerinde 83.328.09 TL’lik alacak gözüktüğü, davalı defterlerinde ise ticari ilişki kaydına rastlanmadığı görülmüştür.
Bu durumda öncelikle 27.000.00 TL’lik davalı ödemesinin hangi fatura ve irsaliyeler karşılığı ödendiğinin belirlenmesi için tarafların isticvap edilmesi, kabul edilen ve edilmeyen fatura ve irsaliyeler belirlenerek uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanına yanlış anlam verilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.