YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2442
KARAR NO : 2011/11260
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … Plas. Tic. A.Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan …’ın davacıdan habersiz olarak ve davacının borcu olmadığı halde davacı adına sahte imzalarla senetler düzenleyip, diğer davalıya ciro ettiğini, davalı şirketin de aleyhe icra takibine başladığını, senetlerdeki imzaların davacının olmadığını belirterek, borçlu olmadığının tespitine, %40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin bonoların … cirosu ile iyiniyetli hamili bulunduğunu bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin borçlusu … olan senetlerde davacı ve diğer davalı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine başladığı, davalılardan …’ın Cumhuriyet Savcılığındaki beyanında senetlerdeki borçlu imzasının kendisine ait olduğunu kabulle, senetleri ciro ederek diğer davalıya verdiğini beyan ettiği, imza incelemesi yapılmasıyla düzenlenen raporda senetlerdeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, bu suretle senetlerin davalı … tarafından düzenlenip, ciro edilip diğer davalıya verilmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının icraya konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıların davacı hakkında haksız ve könüniyetli takip yapılmasına neden olduğundan asıl alacağın %40’ı oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu senetlerin ciro yolu ile davalı şirkete geçtiği, takip dosyasındaki senetlerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı şirket, keşidecinin imzasının sahte olup olmadığını bilebilecek durumda olmamasına ve takibinde kötüniyetli kabul edilemeyecek olmasına göre kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmaması gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.