Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2533 E. 2011/11197 K. 21.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2533
KARAR NO : 2011/11197
KARAR TARİHİ : 21.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının aldığı malzemelerin borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı şirkete borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının akdi ilişkiyi kabul etmediği, dinlenen tanıklar davacının davalıya mal teslim ettiğini beyan etmişlerse de teslim edilen malların faturada geçen mallar olduğunun tam olarak kanıtlanamadığı, bu durum kanıtlansa dahi taraflar arasındaki akdi ilişkinin kanıtı olamayacağı, davacının karşı tarafa yemin teklifinde bulunmadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan takip konusu 6 adet faturadaki mal bedelinin davalı tarafça ödenmediği gibi yapılan takibe de itiraz edildiğini belirterek iş bu itirazın iptali davasını açmıştır.
Davalı yan kendisinin davacı ile ticari ilişkisi olmadığını, davacıya borcu olan kişinin abisi olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Dosya içerisinde bulunan takibe konu irsaliyeli faturalarda, teslim alan hanesinde imzalar bulunmakta olup, bir tanesinde teslim alan olarak davalının adı-soyadı ve üzerinde imzası bulunmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece davacı yanın yargılama aşamasındaki irsaliyeli faturalardaki teslim alan imzasının davalıya ait olduğu yönündeki iddiaları dikkate alınarak takip ve dava konusu faturalardaki imzalarla davalı imzaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, nitekim mahkemece bu yönde davalı adına isticvap davetiyesi çıkarılmasından sonra bu ara kararından vazgeçilerek bu yöndeki delillerin toplanması sağlanmadan, davacı yana yemin teklif hakkı hatırlatılarak davacı yanın yemin teklifinde bulunmadığı gerekçesiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.