Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3156 E. 2011/14237 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3156
KARAR NO : 2011/14237
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 16.12.2010
No : 291/713

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinin haberi, onayı, kabulü ve imzası olmadığı halde 01.06.2006 tarihli sözde kredi sözleşmesi uyarınca müvekkili hakkında önce ihtiyati haciz kararı alıp, bilahare aleyhine icra takibi başlattığını, davalının kötüniyetli olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 28.06.2010 tarihli celse, ihtiyati haciz istemi aşamasında evrak taraflarına geç ulaştığından davacı hakkında da sehven ihtiyati haciz talep edildiğini, bu itibarla aleyhlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesini talep etmiş, 06.12.2010 tarihli dilekçesinde Genel Kredi Taahhütnamelerinde bulunan imzanın davacıya ait olmadığının takip dayanağı belgelerin ellerine geç ulaşmasından dolayı tespit edilemediğini, sehven davacı hakkında takibe geçildiğini, imzanın davacıya değil dava dışı Yasin Birinci’ye ait olduğunun henüz tespit edildiğini, davacının borçlu olmadığı hususunu kabul ettiklerini ancak müvekkili bankanın icra takibi yapmakta kötüniyetli olmadığını, yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın iç işleyişinden kaynaklanan çeşitli nedenlerle, Genel Kredi Taahhütnameleri ile üstlendiği bir sorumluluk bulunmadığı halde davacı hakkında yersiz olarak takip başlattığı, davalı bankanın takipte haksız olmasına karşın kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları bulunmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle menfi tespit davasının kabulü halinde davalı borçlu lehine tazminata karar verilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olmasının gerekmesine, somut olayda menfi tespit davasından önce davalı tarafından henüz takibe başlanmamış olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.