Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/317 E. 2011/11824 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/317
KARAR NO : 2011/11824
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili için başlatılan takibe vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile takibin 200.000 TL asıl alacak, 5.120 TL işlemiş faiz, 253 TL BSMV olmak üzere toplam 205.373 TL üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde bir ibabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı, duruşma gününün tebliğine rağmen yargılamaya katılmadığı gibi, yargılama sırasında kendisini vekil ile de temsil ettirmemiştir. İcra takibinde davalı borçlunun vekilinin itiraz dilekçesi vermesi, itirazın iptali davasında da kendiliğinden vekil olduğu sonucunu doğurmaz.Buna rağmen mahkemece davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olduğu gibi, davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, 492 sayılı Yasanın 5766 sayılı Yasayla değişik 123. maddesinde öngörülen harç muafiyetinin dava konusu işlem ve davalı yönünden uygulanabilirliğinin bulunmadığı gözetilerek davalı aleyhine hüküm altına alınan tutar üzerinden nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken belirtilen yasa hükmünün yorumunda hataya düşülerek “harç alınmasına yer olmadığına” karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 3.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.