YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3351
KARAR NO : 2011/14052
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 01.12.2006
No :182-475
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından işyeri olarak kullanılan gayrimenkulün 29.05.2003 tarihinde davalı …’e devrinden sonra kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davalı kurum tarafından hakkında iki adet elektrik aboneliğinden dolayı düzenlenen 5 adet kaçak elektrik tespit tutanağı (10.11.2003, 01.12.2003, 11.12.2003, 29.12.2003 ve 23.01.2004 tarihli) düzenlendiğini, kaçak elektrik kullanımından dolayı hazırlanan faturalardan dolayı borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, davacının 1617713 nolu abone olduğunu, abone sözleşmesine göre sorumlu bulunduğunu, faiz affı nedeniyle davacıların 20.05.2003 tarihinde düzenlenen protokolle borçlarını taksitlerle ödeme taahhüdü altına girdiklerini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacılar ile davalı …’in davalı idareye 13.255,37 TL borçlu olduklarının tespitine karar verilmiş, hüküm davacıların temyizi üzerine Dairemizce 06.03.2006 tarih ve 7463/2178 sayılı kararla bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıların davalı idareye borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş hüküm davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen kısa kararda “davanın kabulüne” denildiği halde gerekçeli kararda “davanın kabulüne, 167713 nolu elektrik aboneliğinden dolayı … 5.İcra Müdürlüğüne 2004/9829 sayılı dosyadan yapılan takiple ilgili borçlu olmadığının tespitine, meblağa %40 icra inkar tazminatı yürütülerek davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurularak kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
HMK’nun 298/2 (HUMK 381)maddesine göre kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunması bozma nedenidir. 10.04.1992 tarih, 7/4 sayılı İBK uyarınca çelişkiyi kaldırmak kaydıyla bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.