Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3881 E. 2011/12809 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3881
KARAR NO : 2011/12809
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki mal iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmasız, davacı vekilince de temyize cevapla birlikte duruşma istenilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalılar vek. Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, finansal kiralama konusu malın iadesi olmadığı takdirde sözleşmede kararlaştırılan tüm alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, davaya dayanak ihtarnamelerde belirtilen borçlara ilişkin kısmi ödemeler yapılarak borcun yeniden yapılandırıldığını, yapılandırma sonrası keşide edilen ihtarnamede belirtilen muacceliyet süresinin dolmadığını ve temerrüdün gerçekleşmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı kiracının finansal kiralama bedelini süresinde ödemeyerek temerrüde düştüğü gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kabulü ile sözleşme ve dava konusu taşınmazların davalı şirketten alınarak davacıya iade ve teslimine, tapu kaydında bulunan finansal kiralama şerhinin kaldırılmasına, diğer davalıların sözleşme hükümlerine göre sadece bedelden sorumlu oldukları ve aynen iadeye karar verildiğinden haklarında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, yan taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesinden doğan 04.12.2008 tarihi itibari ile muaccel olan kira borçlarının ödenmesi amacıyla FKK.madde 23 ile FKS. m. 26/3 hükümleri doğrultusunda Beyoğlu 3.Noterliğinin 04.12.2008 tarih 38132 yevmiye nolu ve 04.12.2008 tarih 38133 yevmiye nolu ihtarnameleri göndermiştir. İhtarnamelere konu borç da dahil olmak üzere 12.03.2009 tarihi itibariyle muacceliyet arz eden tüm finansal kira alacağı tahsil edilmiş, ayrıca 27.03.2009 tarihli ihtarname ile vadesinde ödenmeyen kiralama bedeli için talepte bulunmuştur.
Davacı iş bu davasında 04.12.2008 tarihli 38132 ve 38133 yevmiye nolu ihtarnamelerde verilen kanuni süre içerisinde borç ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiğini belirterek finansal kiralamaya konu malların iadesini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından 27.03.2009 tarih ve 10966 yevmiye nolu ihtarname ile daha önce gönderilen iki adet ihtarnamede yer almayan aylara ait ve miktarı farklı olan kira bedeli talep edilerek verilen 60 günlük sürede ödemelerin eksiksiz yerine getirilmemesi durumunda sözleşmenin fesh edilmiş sayılacağını bildirdiği, bu ihtarla tanınan 60 günlük sürenin dava tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmakta ise de iki ihtarda tanınan sürede herhangi bir ödeme yapılmadığı davalı kiracının temerrüdünün sabit olduğu, 30.05.2009 tarihi itibariyle sözleşmenin FKK’nun m.23/1 ve sözleşmenin 26/3 maddesine göre fesih edilmiş olduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Finansal Kiralama Kanunu’nun 23/1 maddesinde kiracının kira parasını ödemede temerrüde düşmesi halinde verilecek süre sonunda sözleşmenin feshedilebileceği, 23/2 fıkrası ise “Taraflardan birinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, bu aykırılık nedeniyle diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda, sözleşme feshedilebilir” hükmünü içerdiği görülmektedir.
Ne var ki, davacı 04.12.2008 tarihli 38132 ve 38133 yevmiye nolu ihtarnamelerdeki yasal sürenin bitim tarihi 04.02.2009 tarihinden sonra 12.03.2009 tarihi itibariyle tüm finansal kira alacağını tahsil ettiği, eş deyişle davalı yanın bu tarih itibariyle davacıya olan borcunu sıfırladığı ayrıca 27.03.2009 tarihli ihtarname ile de vadesinde ödenmeyen kira alacağı için talepte bulunulduğundan FKS’nin 27.03.2009 tarihi ve dolayısıyla da dava tarihi itibariyle geçerliliğini sürdürdüğünün kabulü gerekir Kaldı ki 27.03.2009 tarihli ihtarname ile tanınan 60 günlük süre dava tarihi olan 25.05.2009 tarihi itibariyle dolmamıştır.
FFK’nun yasa taslağında da leasing alanın bir yıl içinde leasing bedelinin ödenmemesi nedeniyle iki haklı ihtara muhatap olması durumunda leasing sözleşmesinin sona ereceği hükmü yer almakta iken daha sonraki aşamalarda bu hükmün yasa metninden bilinçli olarak çıkartıldığı anlaşılmaktadır (Yrd.Doç. Atilla Altop, Finansal Kiralama Sözleşmesi 1996 sh. 270-271). Bu nedenle yasal dayanağı olmayan FKS’nin 26/4 maddesi de dikkate alınamaz.
Açıklanan bu yönler gözetildiğinde davacının dayandığı ve mahkemece gerekçeye dayanak yapılan fesih sebebinin 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’na uygun olduğu kabul edilemeyeceğinden ve ayrıca davacının talebi olmamasına rağmen Finansal Kiralama Şerhinin kaldırılmasına karar verilmesi de HUMK’nun 74. maddesine aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.