YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4671
KARAR NO : 2011/13739
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı- davalı … Baca Sis. Tes. ve İnş. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı davacı- davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. … ile davalılar vek. Av. …ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davacı-davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, Quadro/Multi Baca Sistemlerinin Marmara Bölgesinde satışı ve dağıtımı ve montajının yapılması için taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davacının ruhsat alma konusunda yardımcı olma yönünde yükümlülük altına girmesi nedeniyle teminat amacıyla davalıya verilen ve bedeli tahsil edilen 150.000 TL tutarındaki teminat senedi bedelinin davacının kusuru dışında sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle tahsili istemine, birleşen dava ise; Quadro/Multi Baca Sistemine ilişkin ruhsat alınamaması nedeniyle asli davacının kusurlu olduğu iddiasına dayalı uğranılan maddi ve şirket temsilcisi Zafer Güldoğan hakkında yapılan haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davalı vekilleri ayrı ayrı asıl ve birleşen davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece; asıl davada fesih edilen protokole göre; verilmiş olan ve davalı tarafından tahsil edilen 150.000 TL tutarındaki teminat çekinin davalı şirkete Quadro/Multi baca sistemine ilişkin ruhsatın davacının kusuru dışında alınamadığı, bu nedenle sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz hale geldiği sözleşmenin hükümsüz hale gelmesi halinde teminatın irat kayıt edileceğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı yanca protokol gereğince tahsil edilen ve protokolün hükümsüz kalması nedeniyle 150.000 TL tutarlı teminat bedelinin davacıya ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 09.02.2007 tarihinde verilen 7 günlük süre ilavesi ile 17.02.2007 tarihinden itibaren yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte iadesi gerektiği, ancak asıl davada davalı şirket temsilcisi ile davacı şirket temsilcisi arasında imzalanan imzası inkar edilmeyen 15.01.2007 tarihli protokole göre 16.01.2007 keşide tarihli çekin Quadro/Multi Baca Sistemlerinin ruhsat alma işleminde kullanılmak üzere davacı yanca davalıdan alınarak bedelinin tahsil edildiği, ruhsat işlemi alınmaması nedeniyle protokol gereğince bu bedelinde davalıya iadesi gerektiği, her ne kadar davacı yan bu çekin taraf şirketlerin temsilcilerinin şahsi ilişkilerinden dolayı verildiğini savunmuş ise de; protokolde açıkça baca sistemleri konusunda ruhsat alınması için bu bedelin verildiğinin yazılı olması ve bunun aksinin de davacı yanca ispat edilmemesi karşısında ruhsat alma işi için verildiğinin kabulü gerektiği bu bedelin tahsil edilen teminat miktarından düşülmesi gerektiği, birleşen davada ise davacı …’in 06.01.2006 tarihli sözleşmeden kaynaklanan
birleşen davacının edimini yerine getirmemesinden dolayı uğradığı maddi zararlara ilişkin 10.000 TL. talep ettiği, ayrıca müvekkili şirket temsilcisi hakkında haksız yere şikayette bulunulması nedeniyle manevi zarar talep ettiği, ancak sözleşmenin hiç yürürlüğe girmemesinden dolayı şarta bağlı hususunda gerçekleşmemiş olması karşısında maddi tazminat koşullarının oluşmadığı, protokolde baca sistemlerinin onayı alınmaması halinde davacının davalının oluşan zararlarını karşılayacağı yönünde bir taahhüt altına da girmediği öte yandan manevi tazminat konusunda ise davacı şirket yetkilisinin şikayeti hukuki ihtilaf mahiyetinde görülmesi nedeniyle takipsizlik kararı verilmiş olması ve Borçlar Kanunu’nda düzenlenen manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile 100.000 TL çek bedelinin davacının sabit görülen iadesi istenen teminat bedelinden mahsubu ile 50.000 TL.’nin 17.02.2007 itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile birlikte tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü ve asıl davalı şirketin temyiz dilekçesi asıl davanın davalısı … Baca Ltd. Şti. vekili ile birleşen dosyanın davacıları … ve Zafer Güldoğan vekillerince 29.11.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük keza HUMK’nun 433. maddesinde belirtilen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 15.12.2010 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemi hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan davalı birleşen dosya davacıları vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl davanın davacısı, birleştirilen davanın davalısı Etap Elektrik Ltd. Şti. vekilinin temyizine gelince; taraflarca inkar edilmeyen 15.01.2007 tarihli davalı fax yazısının hükme esas alınarak tanzim edilmiş teminat mektubu bedelinin davalı yandan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/405 Esas sayılı dosyası ile taraflar bakımından dava konusu yapılmış olan ve yargılaması halen derdest bulunan 16.01.2007 tanzim tarihli 100.000.00 TL. Bedelli çekin bu davada davacı lehine hükmedilen bedelden mahsup edilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı birleşen davacı vekillerinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden asıl dava davacısı Etap Elektrik Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan … Elektrik Ltd. Şti. yararına takdir edilen 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı … Ltd. Şti. ve birleşen davacı Zafer Güldoğan’dan tahsili ile anılan davacı şirkete verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.