YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4679
KARAR NO : 2011/15634
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında bir ortaklık anlaşması ve uzun dönemli hidrojen peroksit alım-satım anlaşması düzenlendiğini, sözleşmenin ticari üretimin başlangıç tarihinden itibaren yürürlüğe girip bu tarihten sonra 5 yıl süre ile geçerli olacağını, sözleşme ile davacının davalı şirketten belli bir süre ile Hidrojen Peroksit almayı taahhüt ettiğini, fiyatın da sözleşme ile belirlenen kurallar içerisinde belirleneceğini, ilk yıl için fiyat konusunda bir anlaşmazlık çıkmadığını, ikinci yıldan itibaren HPO satış fiyatının sözleşmede yer alan veriler esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, ikinci cari yıl satış fiyatının belirlenmesi amacıyla çalışmaya başlanıldığını, ancak taraflar arasında birim fiyat tespiti konusunda anlaşmaya varılamadığını, taraflarca hazırlanmış ancak geçerlilik kazanmayan protokolde belirlenen birim fiyatları üzerinden mal satın alınmaya devam edildiğini, müvekkilince bu birim fiyat üzerinden yapılan ödemelerin tümüne çekince koyulduğunu, satın alınan ürün fiyatının halen ortak şekilde belirlenememiş olduğunu, müvekkilinin elinde bulunan kısmı veriler ışığında ikinci ve üçüncü yıl cari satış fiyatlarının protokolde belirlenen birim fiyatlarından daha düşük olduğunun belirlendiğini ileri sürerek sözleşme uyarınca ikinci ve üçüncü yılda uygulanacak birim fiyatlarının tespiti ile fazla ödenen 900.154,50.-TL nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ikinci yıl birim fiyatının davacı yanca belirlendiğini, sonradan fiyatın yüksek olduğunun ileri sürülmesinin doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirket tarafından imzalanan protokol taslağında belirlenen birim fiyatlarının davalı şirket tarafından kabul edilmediği, ancak buna rağmen davalı tarafından mal gönderilmeye devam edildiği, davacı yanca da belirlenen bu fiyat üzerinden ödemeler yapıldığı, bu itibarla davacı yanca benimsenip imzalanan protokolün davalı tarafından kabul edilmemesinin ve imzalanmamasının gerekçe gösterilerek belirlenen fiyattan cayılmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, öte yandan üçüncü yıl için bilirkişi tarafından belirlenen birim fiyatının davacı tarafça ödenen fiyatın üzerinde olduğu, dolayısıyla davacı taleplerinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 5 yıl süreli Uzun Dönemli Hidrojen Peroksit Alım-Satım Sözleşmesi kapsamında ikinci ve üçüncü yılda uygulanacak birim fiyatlarının saptanması ve fazla ödenen bedellerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi … tarafından düzenlenen kök rapora karşı davacı yanca gerekçeler gösterilerek ayrıntılı şekilde itiraz edilmiştir. Mahkemece itirazların karşılanması amacıyla alınan ek bilirkişi raporunda ise itirazlar değerlendirilmeksizin gerekçesiz olarak kök raporda ısrar edildiği belirtilmiştir. Davacının bilirkişi kök raporuna karşı itirazları ek bilirkişi raporunda değerlendirilmediğinden sözkonusu rapor mahkemece hükme esas alınamaz. Bu durumda mahkemece davacının itirazları da gözetilerek, konusunda uzman aralarında mali müşavir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alnıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.