YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4856
KARAR NO : 2011/14030
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 30.12.2010
Nosu : 208-668
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. Kenan Üzgeç gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine, davalı bankaca 07.03.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine kefil olduğu gerekçesiyle ilamsız takip yapıldığını, tutuklu olan müvekkilinin takibe süresinde itiraz edemediğini, müvekkilinin sözleşmeyi kefil olarak değil, sözleşme akdi sırasında asıl borçlu ve diğer kefillerin yanında hazirun olarak imzaladığını, geçerli ön kefalet sözleşmesi bulunmadığından borçtan sorumlu olmadığını ileri sürerek, davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 30.04.2009 havale tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek kefalet miktarının davalı bankaca tek taraflı olarak sonradan doldurulduğunu bildirmiştir.
Davalı banka vekili, dava dışı Selim Karaman ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde, davacının kefil olarak, imzası olduğunu, bankacılık teamülünde tanık/hazirun imzasının bulunmadığını müvekkili bankanın Körfez Şubesinde, davacının ortağı olduğu Yeni Çağ Oto Unıted Şirketinin sattıkları araçları satın alanlara kredi kullandırıldığını, krediler kullandırılırken, araçları satan firma ortaklarından birininde kefaletinin alındığını, üstelik 03.01.2005 tarihinden itibaren davacının ipotek de tesis ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, icra dosyası bilirkişi raporu, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında; kefil olan davacının borcu ödemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında kendini vekile temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.