YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4894
KARAR NO : 2011/15103
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna, davalının davacı aleyhine delil niteliğinde bulunan ve birbirini teyit eden davalı ticari defter kayıtlarına göre, davacının sunduğu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak karşılıklı alışverişler sonucunda davalının davacıdan 376.382.-TL.alacaklı olduğu, buna göre davalının alacağının davacının dava konusu alacağından daha fazla olduğu gerekçeleriyle davanın reddine, takibin kötüniyetli yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle de davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının delil olarak dayandığı davacı tarafça düzenlenmiş olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının bu fatura bedelleri kadar davalıdan alacaklı olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus bilirkişi raporuyla da saptanmıştır. Ancak bilirkişi, davalı tarafın icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinden esinlenerek taraflar arasındaki ticari ilişkilerden söz edip davalının davacıdan daha fazla alacaklı olduğu ve bu durumda karşılıklı alacakların takas ve mahsubu sonucunda davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağının kalmadığı yolunda görüş bildirmiş ve mahkemece anılan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Oysa davalı, dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamış ve açıkça takas ve mahsup savunmasına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmamış, aksine kendilerinin davacıdan olan alacakla ilgili haklarını saklı tuttuklarını bildirmiştir.
Hukuk davalarında hakim, tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup kural olarak iddia ve savunmada yer almayan hususlarda kendiliğinden araştırma ve inceleme yapamaz. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın belirtilen ilke gözetilerek iddia ve savunmayla bağlı kalınmak suretiyle çözümlenmesi gerekirken davalı tarafın savunmalarında açıkça yer almayan takas ve mahsup değerlendirmesine ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.