Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/494 E. 2011/2600 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/494
KARAR NO : 2011/2600
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 11.10.2010
No : 1056-1258

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkilinin aleyhine çeke dayalı icra takibine giriştiğini,borcun tasfiyesine yönelik müvekkilinin yeniden 5.6.2007 tanzim tarihli 4.300.00.-TL.bedelli 4 adet senet düzenlediğini, davalının ilk takipten vazgeçmeyerek mükerrer tahsilat için alacağı dava dışı üçüncü kişiye temlik ettiğini belirterek senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının vermiş olduğu senetlerin icraya konu çekle ilgisi olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2009/9089 Esas, 2010/7236 Karar 10.6.2010 tarihli ilamı ile “davalı tarafından 5.6.2007 tarihli olarak düzenlenen belgede senetler ayrı ayrı yazılıp, altına da “5.6.2007 tarihi itibari ile senetler ödendiğinde Gökhan Elekt….’in hiçbir borcu yoktur” şeklinde açıklama yapıldığı görülmektedir. Bu belgede yazılı senetlerin ödenmediği anlaşılmakta olup, alacak devam ettiğinden belge kapsamında durulup, davacının borcu bulunup bulunmadığı tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak kanıt yükünün davalıda olduğu, davacıya mal satıp teslim ettiğini kanıtlayamadığı, davalı şirket defterlerinde bononun kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
5.6.2007 tarihli belgede dava konusu senetlerin … 2.İcra Müdürlüğünün 2007/1827 Esas sayılı takip dosyasındaki borca karşılık düzenlendiğine dair bir ibare yoktur. Bir borç ikrarını içeren senetlerin bedelsizliğini ileri süren borçlu önce borcun sebebini, daha sonra da bu sebebin gerçekleşmediği veya ortadan kalktığını yazılı delille ispat etmelidir. M.K.nun 6.maddesi hükmüne göre herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacı genel kurallar içinde davada söz konusu olan bonoların mevcut borcun tasfiyesine yönelik verildiğini kanıtlaması gerekir.
Bu durumda ispat külfeti kendisine ait bulunan davacının bildirdiği deliller usulünce değerlendirilip mevcut delilleri iddiasını ispata yeterli olmadığı takdirde dava dilekçesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin delilinden de yararlandırılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar oluşturulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.