Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5145 E. 2011/15615 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5145
KARAR NO : 2011/15615
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki dava takip edilemediğinden ve atiye bırakıldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu şirketlerin …. adresindeki işyerine 29. 08. 2008 tarihinde hırsız girdiğini, bu kişilerin iki adet çelik kasayı kilit kısımlarından kırarak açtıklarını ve içindekileri aldıklarını, kasadan alınan diğer nakit ve emtia ile birlikte müvekkilinin ortağı olduğu, diğer şirketlerine ait boş çek karneleri ile beraber çek yapraklarının çalındığını, soygun olayı ile ilgili Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2008 / 47192 sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini bu çeklerden 2108 numaralı bu çekin keşide yeri İstanbul, tanzim tarihi 23. 03. 2009, miktar kısmının 9000.-TL ve hamiline olarak doldurulduğunu müvekkilinin imzasının taklit edildiğini ve Akbank’a takas yolu ile tahsile verildiğini, çek üzerinde davalıların cirosu bulunduğunu bildirerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, davaya konu çeklerin iptaline, davalının % 40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … vekili, davaya konu çekin kambiyo vasfına haiz olmayan, arkası bankaya ibraz edilerek yazdırılmayarak çek olma vasfını yitirmiş bir evrak olduğunu davacı borçlunun kendisine tebliğ olunana icra takibine itiraz etmesi halinde takip duracağından davacının iş bu davayı açmakta yararı bulunmadığını, müvekkilinin çekin yetkili hamili olarak ilamsız icra takibi başlattığını, davacının davasının müvekkiline karşı dinlenilebilmesi için davacı tarafın müvekkilinin kötü niyetli olduğunu ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu çeke dayanılarak davalı … tarafından icra takibi yapılması üzerine çek aslının davalının elinde olduğu anlaşılarak tebligat çıkartıldığı ve çek aslını Mahkemeye ibraz etmesi istendiği, çek aslı ibraz edilmediği takdirde imzaya itirazı kabul etmiş sayılacağına karar verileceği ihtarını içeren tebligata rağmen çek aslının bu davalı tarafından ibraz edilmediği, davaya konu çek ,ile ilgili bankaya çalıntı bildirimi yapıldığı ve bankaca çek üzerine gerekli şerhin yazıldığı ve bu konuda Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2008 / 47192 sayılı soruşturma dosyası ile soruşturmanın sürdürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle davalılardan …’na yöneltilen davanın kabulüne, diğer davalılar açısından dava takip edilmediğinden ve atiye bırakıldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ve özellikle davalı …’nun davanın açılmasından sonra dava konusu çeki önceki cirantaya iade ettiğine dair her zaman düzenlenmesi mümkün belge ibraz ettiği gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.