YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5337
KARAR NO : 2011/15077
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı, davalı tarafa dava dışı …’e satacağı … plakalı aracın satışına ilişkin olarak 09.04.2008 tarihli satış sözleşmesi ile tarihsiz olarak araç bedelinin 27.000,00 TL.si için teminat senedi verildiğini, teminat olarak verilen kısım kadar olan borcun bir kısmını kendisinin ödediğini, kalanını ise aracı satın alan …’in ödediğini, borç ödendiğinden aracın …’e devir ve tescilinin yapıldığını, 06.05.2008 tarihli aracın noter satış sözleşmesinde de alacaklının araç bedelini tahsil ettiğinin anlaşıldığını, buna rağmen davalının bono ile aleyhe icra takibine başladığını belirterek, icraya konu senedin teminat senedi olması, teminat konusu borcun ödenmiş bulunması nedeniyle icra takip dosyasından dolayı borçlu olunmadığının tespitine, %100’den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki harici araç satış sözleşmesine göre, davacının araç bedeli karşılığı 27.000,00 TL’lik bonoyu verdiğini, sadece 9.000,00 TL.sini ödediğini, kalan tutarın ödenmediğini, sunulu diğer ödeme belgelerinin bono ile ilgisi olmayıp, davalının davacı adına yaptığı nakliye bedeline ilişkin olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, dava konusu bononun kamyon satışından dolayı satış bedelinden kalan 27.000,00 TL.nin ödenmesine ilişkin, teminat senedi olarak davalıya verildiğinin tarafların kabulünde olduğu, davacının bu bononun ödendiğini ispatla yükümlü olup, davalının bono nedeniyle 9.000,00 TL.nin ödendiğini kabul ettiği, kalan tutarın ödendiğini davacının yazılı belge ile kanıtlayamadığı, yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı gerekçeleriyle, icraya konu 27.000,00 TL.lik bononun 9.000,00 TL.sinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen tutarın % 40’ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle icra hukuk mahkemesinin takibin iptali ile ilgili kararının menfi tespit davası yönünden kesin hüküm teşkil etmemesine, 22.08.2008 tarihli ödeme belgesi de gözetilip yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.