YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5449
KARAR NO : 2011/7200
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
Davacı …Tük. Mal.Tic.ve San.A.Ş. Vek.Av.Ahmet Kaya ile davalı ….ne izafeten …. Şubesi vek.Av….. aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Küçükçekmece 1.Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 24.12.2009 gün ve 1319-2415 sayılı hükmün Adalet Bakanlığının ilgili yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istemiyle temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çeki süresinden muhatap bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığının tespit edildiğini, karşılıksız çıkan çek nedeni ile zorunlu çek bedelinin ödenmesi taleplerinin reddedildiğini, bankanın sorumlu olduğu miktarın tahsili amacıyla girişilen icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankadan resmi ödeme talep ve yetkisi olmayan Salt Ahzu-kabz yetkisine istinaden ödeme talep eden şahsa vekil dahi olsa ödeme yapılmadığını, usule uygun şekilde bankaya başvuru yapılmaksızın doğrudan icra takibine konu edilmesinde müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını, asıl borcun ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre taraflar arasında asıl alacağa yönelik ihtilaf olmadığı, fer’i alacaklar yönünden ihtilafın devam ettiği, bankaya asil yerine vekilin müracaatı ile talepte bulunulduğu, vekaletnamede davacı vekiline dava konusu çekin bu çek bedelinin tahsiline ilişkin bankaya müracaata dair yetki verilmediği, bu nedenle davalı banka tarafından genel vekaletnameye istinaden ödeme yapılmadığı, davalının haksız dava açılmasına ve icra takibi yapılmasına neden olmadığı, asıl alacağı icra takibi üzerine kabul ettiği, fer’i alacaklara yönelik itirazında haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kesin olarak verilen hüküm Adalet Bakanlığının ilgili yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına HUMK.nun 427/6.maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemiyle temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı vekilinin vekaletnamesinin icra dosyası içerisinde bulunduğundan itirazın iptali davası dosyası içerisine sunulmamasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve vekaletnamede davacının vekiline bankaya müracaata dair yetki verilmediği anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, kararın bir örneğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.