Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5485 E. 2011/15436 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5485
KARAR NO : 2011/15436
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 11.04.2008 tarihli Şirket Satış Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince davalının pazarlama faaliyetine katkıda bulunmak için davalıya 35.400,00 TL ödediğini, 5.000 koli bedelli ürünün satışının gerçekleşmesi halinde sözleşmenin sona ereceğinin kararlaştırılmış olmasına rağmen davalının 314 koli bedelli ürün satıp işyerini kapattığını ileri sürerek davalıya ödenen 35.400 TL’nin şimdilik 10.000 TL’nin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında sözleşme bulunmadığını, sözleşmedeki imzanın müvekkili şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi rızası ile müvekkiline ödeme yaptığını, davacının 35.400 TL’yi kendi reklamının yapılması ve müvekkilinin işyerinde yalnızca davacı ürünlerinin satılması amacıyla verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının, davalıya 35.400,00 TL ödemede bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, grafolog bilirkişi tarafından sözleşmenin davalının yetkili temsilcisi … tarafından imzalanmadığının belirlendiği, ancak anılan davalı temsilcisinin duruşmada davacıdan pazarlama faaliyetine katılma amaçlı 34.500 TL para alındığını açıkladığı, sözleşmenin taraflar arasında kısmen ifa edildiği dikkate alındığında BK’nun 32. maddesine göre sözleşmeyi davalı adına imzalayan yetkisiz kişinin temsil yetkisinin bulunduğunun ve sözleşmenin tarafları bağladığının kabulü gerektiği, davalının sözleşmeye göre 5.000 koli ürün satışı yapmadan işyerini kapatıp terk ettiği, davacının bu nedenle BK’nun 107. maddesine dayanarak sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, BK.’nun 61. maddesi gereğince davacının davalıya yaptığı ödemeyi geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.