Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5691 E. 2011/15478 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5691
KARAR NO : 2011/15478
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vek.Av…. tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava dilekçesinde davalıların adresi gösterilmemiştir. … adresine çıkan tebligatlarda davalıların bu adreste tanınmadığından bahisle iade edilmiş. Emniyetten gelen adreslerin tespit edilemediğine ilişkin yazı üzerine ilanen tebligat yapılarak yargılamaya devam edilmiştir. Yargılama sırasında verilen islah dilekçesi ve verilen ilk yenileme dilekçesi de ilanen tebliğ edilmiştir.
18.03.2010 tarihli celsede ise Ticaret Sicil Memurluğuna müzekkere yazılarak davalıların tebligata yarar adreslerinin bildirilmesi istenmiş ve verilen cevapta gösterilen adreslere Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebligat yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 28.532 Dolar’ın 13.650 Dolarlık kısmına dava tarihinden kalan 14.882 Dolar’ın ise islah tarihinden itibaren fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için iki ihtimal kabul edilmiştir. Birinci ihtimal ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan kanun hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin yeni adresini adli merciye bildirilmemesi durumudur. İkinci ihtimal ise, daha önce adli mercilerce usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olsa bile anılan Kanunun 35/ son maddesinde belirtilen kurum, kuruluş, mercilere ilgili tarafından bildirilen veya imzası resmi merciler önünde ikrar edilmiş sözleşmelerdeki adreslere de bu madde uyarınca tebligat yapılabilmesidir.
Bu ihtimalde adli mercilerce daha önce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese veya bir kamu kurumu olan adli mercilere tebligatın ait olduğu soruşturma veya davacıya ait olarak tebligat yapılacak kişinin kendisinin bildirdiği en son adrese önce bu adresinin değişip değişmediğinin bilinememesi sebebi ile anılan Kanunun 35.maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve Tebligat Tüzüğü’nün 55/2.maddesi yollaması ile 28.maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapılacak araştırma sonucunda yeni adresin de tespit edilememesi durumunda bu araştırma yukarıdaki açıklanan şekil koşuluna uyularak imza ile tevsik edildikten sonra evrak yine mercie iade edilip, ilgili kişilerce yeni bir adreste bildirilmez ise herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki bütün tebligatların tebligat evrakının eski adrese ilişkin binanın kapısına asılması usulü ile yapılır.
Somut olayda bu usule uygun olarak tebligat yapılıp taraf teşkili sağlanmadığından ve davalıların savunma hakkı kısıtlandığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.12 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.