YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5784
KARAR NO : 2011/9891
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av … ile davalı vek. Av … gelmiş, olamalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin aleyhe icra takibi başlatılan üç adet çeke dayalı kambiyo yolu ile takibe konu üç adet çek bedelinin ödendiğini, müvekkilinin taşaronu …’nın aldığı inşaat malzemelerine karşılık dava dışı … İnşaat Limited Şirketine nakit ve çek olarak 170.589 TL ödeme yapıldığını, tahsilat makbuzlarında … imazası bulunduğunu, ileri sürerek takibe konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de ihtilafın çözümü için taraf defterlerinde dava dışı 3. kişilerin defterleri mal teslim belgeleri üzerine inceleme yapılması ve çeklerin bedelsizliğini kanıtlamak için davasını ıslah ettiğini açıklamıştır.
Davalı vekili, davacı tarafın ödemeye ilişkin iddialarının icra takibindeki çeklerle ilgili olmadığını çeklerin yetkili hamili olup başka çeklere ait ödeme makbuzlarının takibe konu çeklerle ilgisi olmadığı halde, delil olarak ileri sürülmesinin yanlış olduğunu, çeklere karşılık aynı mahiyette ödeme belgelerinin davacı tarafça belgelenmesi gerektiği belirtilerek davanın reddini istenmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, ve son alınan bilirkişi raporuna göre takibe konu çeklerle ilgili davacı kayıtlarında borca mahsuben verildiği ve bu çeklerin ödendiğine dair makbuz olmadığı ve çek bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine, davacının asıl alacağın %40’ı oranında tazminata mahkum edilmesine İİK’nun 72/3 maddesi gereği konulan tedbirin HUMK 112. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 12.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.