Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6167 E. 2011/8582 K. 27.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6167
KARAR NO : 2011/8582
KARAR TARİHİ : 27.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıdan zaman zaman borç para aldıklarını, aldıkları bu paraları faiziyle ödediklerini, tarafların son olarak 04.12.2008’de hesaplaştıklarını ve bu tarih itibariyle müvekkillerinin 1.600 TL borçları kaldığını, bilahare bu tutarın da müvekkillerince ödendiğini, bu arada müvekkillerinin davalıdan vadeli olarak bir jip aldıklarını bedelini ödediklerini, ancak davalının müvekkillerince daha önceden verilen ve ödenen senetlerin müvekkillerine iade edilmeyerek takibe konulduğunu ve jipin müvekkillerinden haczedildiğini, davalı hakkında tefecilikten suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı yanca icra hukuk mahkemelerinde açılan davaların reddedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacılar vekilinin yazılı delillerinin bulunmadığını beyan ettiği, davacı yanca yemin teklif hakkının da kullanılmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ödeme iddiasında bulunarak davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir.
Davacılar vekili, 04.11.2009 ve 28.1.2010 havale tarihli dilekçesinde, icra mahkemesi dosyaları içinde ödeme belgelerinin bulunduğunu beyan etmiştir. Konuyla ilgili İcra Hukuk Mahkemesi dosyalarına bir adet 7.000 TL. bedelli banka dekontu, bir kısım çek bilgileri ve fotokopileri ile bir adet de davalı eliyle yazıldığı iddia edilen hesaplamalara ilişkin belge sunulduğu görülmüştür. Öte yandan davalının Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/403 nolu soruşturma dosyasında 25.01.2011 günlü ifadesinde “… dosyada mevcut çizelge … ve …’nın bana elden yaptığı, benim de bu şahıslardan olan alacağıma ilişkin çizelgedir. Benim bu şahıslarla olan alacak ilişkimin karışmaması için bu şekilde çizelgeyi tuttum. … ve …’e de bu çizelgeyi verdim. Ben bu çizelgeye en son icra takibi yapmadan önce aramazdaki alacak verecek ilişkisini ortaya koyacak şekilde kalan miktarı yazdım..” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu durumda mahkemece anılan belgeler ve davalı beyanı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.