YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7293
KARAR NO : 2012/2109
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket yetkilisinin dava dışı …’dan aldığı malların bedeli olarak 05.08.2004 -12.08.2004 keşide tarihli her biri 5.000,00 TL bedelli ve 18.08.2004 keşide tarihli 5.200,00 TL. bedelli çekleri … kargo ile gönderdiğini ancak, …’ın bu çekleri almadığını, kaybolan çeklerin iki tanesinin davalı tarafından icra takibine konu edildiğini, davalı ve ciranta … Kara hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, haciz baskısı altında icra kefili olunduğunu, aynı iddialarla daha önce açılan davanın işlemden kaldırılarak açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek Şişli 6. İcra Müdürlüğü’nün 2004/15377 sayılı dosyasındaki tahsilatların davalıya ödenmemesine, borcun bulunmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin çekleri…’ndan alacağına karşılık aldığını, iddianın yerinde olmadığını 09.06.2008 tarihinde ikinci kez yapılan haciz esnasında … … …’nın dosya borcunun tamamına icra kefili olduğunu, borcun tamamını taksitler halinde ödemeyi de kabul ve taahhüt ettiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacı tarafından tahsilini istemiştir.
Davacılar vekili, yargılama sırasında davayı ıslah ederek, icra takip dosyasına konu çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek menfi tespit ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre takibe dayanak yapılan çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığından davacı yanın icra takip dosyasının dayanağı çeklerle ilgili borçlu olmadığının tesbitine, 10.000,00 TL asıl alacağın %40’ı oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyize edilmiştir.
Dosyaya bir örneği sunulan 09.06.2008 tarihli haciz tutanağında davacı şirket yetkilisinin dava konusu borcu kabul ettiğine ve ayrıca şirket borcuna şahsi icra kefili olduğuna dair imzası ile tasdik ettiği beyanı bulunmaktadır. Mahkemece davacı şirket yetkilisinin haciz tutanağındaki borcu kabul beyanı üzerinde durulup bu beyanın davanın sonucuna etkisi tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.