Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7325 E. 2011/11761 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7325
KARAR NO : 2011/11761
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı, annesi olan …’ın 26/06/2007 tarihinde öldüğünü, ölmeden önce murisi hakkında … 4. İcra Müdürlüğünün 2006/4999 Esas sayılı icra takip dosyası ile 130.000,00 TL’lik alacak yüzünden icra takibinde bulunulduğunu, murisinin borçlanmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını, alacaklının, murisin kızının kocasının yanında asgari ücretle çalışan birisi olduğunu, takibe konu bononun muvazaalı düzenlendiğini, bu nedenle takibe konu bonodan dolayı murisinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, davacının murisi ile murise ait evin satışı konusunda anlaştıklarını, evin bedeli olan 130.000,00 TL’yi … adına bankaya yatırdığını, bu paranın da … tarafından çekildiğini, ancak davacının murisi … tarafından evi devretme borcunun yerine getirilmediğini, bu nedenle ev bedeli olarak ödenen 130.000,00 TL’ye karşılık güvence olarak alınan bononun tahsili amacıyla takipte bulunulduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacının murisi olan…’ın kendisine ait olan evi satmasını gerektirecek herhangi bir zaruret halinin bulunmadığı, davalı tarafından evin bedeli olan 130.000,00 TL’yi ödeyebilecek birikime sahip olduğu savunulmuş ise de, zabıtaya yaptırılan araştırma neticesinde davalının bu miktar parasının olamayacağının tespit edildiği, zira davalının, murisin kızı …’nin eşi olan…’in yanında çalıştığı, tanık beyanlarına göre murisin kızı …’nin “annemin bütün mal varlığı satıldı, bir tek bu evi kaldı, bunun da gitmemesi için elimden geleni yaptım”şeklindeki beyanı dikkate alındığında 130.000,00 TL paranın bankaya muris adına ev bedeli olarak yatırılmasının murisin kızı … tarafından düzenlenmiş bir kurgu olduğu gerekçeleriyle dava konusu bononun muvazaalı olarak düzenlendiği kabul edilerek takip dosyasının dayanağı olan 30/06/2006 vade tarihli 130.000,00 TL’lik bonodan dolayı …’ın borçlu olmadığının tespitine karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından davacının murisinin banka hesabına 130.000,00 TL para yatırıldığı ve yatırılan paranın muris tarafından bankadan çekilmiş olduğu dosya içeriğiyle sabittir. Davalı dava konusu senedin yatırılan bu paraya karşılık düzenlendiğini ve davacının murisinin taahhüt ettiği ev satışının gerçekleşmemesi üzerine takibe konulduğunu savunmuştur. Dava konusu senedin ihdas nedeni hanesinde “nakden” kaydı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece ispat külfetinin davacıda olduğu ve senede karşı ileri sürülen iddiaların senetle ispatı gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.