Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/74 E. 2011/9602 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/74
KARAR NO : 2011/9602
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı veklince katlıma yolu ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacının keşideci, davalının lehdarı bulunduğu 24.12.2008 tanzim 31.3.2009 vadeli 3.600,00 TL’lik bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, bononun davalının yapacağı mobilya karşılığı verildiğini, ancak davalının edimini yerine getirmediğini belirterek takibin iptalini ve bono ile borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının takip sırasında borcunu kabullenerek taksitle ödeme teklifini yaptığı, sonrasında bu davanın açılmasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacının iddiasını kanıtlayamadığı gibi ödeme taahhüdünde de bulunduğu davalıya yemin de teklif etmediğinden davanın reddine, takibin devamına karar verilmeden davalının tazminat isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekilinin de katılma yolu ile temyiz talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir kararı verilerek davalının alacağına kavuşması engellenmediğinden ve takip devam ettiğinden davalı vekilinin tazminat isteminin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2- Davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz istemine gelince; davalı vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 11.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili ise hükmü katılma yolu ile temyiz edilme süresi sona erdikten sonra 28.12.2010 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz etmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir kara verilebileceği gibi 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı gereği Yargıtay tarafından karar verilebileceğinden davacı vekilinin katlıma yolu ile yaptığı temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süreden reddine ve hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.