YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/75
KARAR NO : 2011/9603
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davalı banka ile dava dışı borçlu … arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi davacı …’in 100.000.00.-TL.limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı, ayrıca …’in borçlunun borcunun teminatı için 120.000.00.-TL.lik ipotek verdiği, borçlu …’ın keşideci davacının kefili olduğu üç adet bononun da bankaya ciro edildiği, bankanın tahsilde tekerrür olmamak üzere hem ipoteğin paraya çerilmesi yolu ile hem de kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi yaptığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı vekili, kat ihtarında 50.786.51.-TL.talep edilmesine rağmen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte 65.299.90.-TL.talep edildiğini, bonoların kredi sözleşmesi ile ilgisi olmadığını, mükerrer takip yapıldığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın kötüniyetli olarak açıldığını ve takibi uzatmayı amaçladığını, bonoların borca karşılık olarak bankaya ciro edildiğini, davacıdan talep edilen alacağın iki icra dosyasındaki alacak toplamı olmayıp, tahsilde tekerrür olmamak üzere takip yapıldığını, İİK.nun 45.maddesinin burada uygulanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, icra takiplerinin tahsilde tekerrür olmamak üzere yapıldığı, ancak bonolar ile yapılan takip dosyasında 962.47.-TL.lik ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipde de 818.83.-TL.lik kısım yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.