Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7645 E. 2011/9901 K. 12.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7645
KARAR NO : 2011/9901
KARAR TARİHİ : 12.07.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde dava vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ayıplı olduğu iddia edilen aracın bedelinin tahsili veya misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece 13.5.2010 tarihli duruşmada raporlar arasındaki çelişki nedeniyle önceki bilirkişilerden rapor alınmasına ve gerekli giderleri karşılamak üzere davacı tarafa 10 günlük kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde işlemlerin yapılmaması halinde HUMK’ nun 163 ve 414/2 maddesi uyarınca işlem yapılacağının ihtar edildiği ancak davacı vekilinin belirlenen giderleri karşılamadığını, 25.11.2010 tarihli duruşmada dava dosyasının HUMK’nun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarihten itibaren 3 aylık süre içerisinde yenileme gerçekleşmediği gerekçesiyle HUMK’nun 409/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan 12.1.2009 tarihli bilirikişi kurul raporunda araçtaki arızanın imalat hatasından olmadığını, servis hizmetinin yeterli olmamasından kaynaklandığı kanaati bildirilmiş, tarafların itirazı üzerine alınan ek raporda da bilirkişiler asıl rapordaki görüşlerini yinelemişlerdir. Davacının alınan ek rapora karşı itirazlarını karşılamak üzere alınan 21.7.2009 tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığını belirtmiş, davalı vekilinin itirazı üzerine 28.1.2010 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bu kez de aynı bilirkişi üzerinden ek rapor alınmak üzere 23.9.2010 tarihli ara kararı oluşturulup giderlerin davacı tarafından yatırılması için, 10 günlük kesin süre verilmiştir.
Davacı vekili, 23.9.2010 tarihli ara kararından dönülmesi istemiyle verdiği 27.9.2010 tarihli dilekçesinde özetle, aracın ayıplı olmadığı hususunun sübut bulduğu, tekrar bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirecek bir durumun olmadığını bilirkişi raporuna da itiraz edenin davalı taraf olduğunu masrafların davalı tarafça karşılanmasına karar verilmesini bildirmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin ara kararından dönülmesi talebi reddedilerek ara kararının yerine getirilmesi hususu ihtar edilmiştir.
Kesin süre verilmesine rağmen gerekli gider karşılanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, alınacak ek rapora ilişkin giderlerin rapora itiraz eden davalı tarafından karşılanması ve bu nedenle de ara kararından rücu edilmesi gerektiği hususunun gözardı edilmesi doğru olmadığı gibi bir an için giderlerden davacı yanın sorumlu olduğu kabul edilmesi halinde dahi mevcut delil durumuna göre karar oluşturulması gerekmektedir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden yanılgılı gerekçe ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.