Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/771 E. 2011/12548 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/771
KARAR NO : 2011/12548
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı mallara karşılık verdiği 6 adet çeki ödeyemeyince bunların karşılığında 24.630,00 TL bedelli 30.05.2009 keşide tarihli yeni bir çek verdiğini, ancak davalı şirketin önceki çekleri iade etmeyerek bunları takibe koyduğunu belirterek, müvekkilinin takibe konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, hem daha önceki çekleri hem de daha sonra verilen çekleri ödemediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda davacı tarafça daha sonra verilen 24.630,00 TL bedelli 30.05.2009 keşide tarihli çekin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın kayıtlarına göre bu çek bedeli kadar fazla tahsilat yapıldığı, bu durumun da borcun yenilendiği anlamına geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın almış olduğu mal karşılığında davalıya 6 adet toplam bedeli 23.581,00 TL olan çek verdiği, söz konusu çeklerin ödenmemesi üzerine önceki çeklere karşılık olarak 24.630,00 TL.lik yeni bir çek verdiği verilen yeni çekin de ödenmemesi üzerine davalı alacaklının önceki 6 adet çeke ilişkin icra takibine geçtiği, davacı tarafın bu takibe karşı menfi tespit davası açtığı dosya içeriği ile sabittir.
Yerel mahkeme gerekçesinde tecditten söz edilmiş ise de, 818 sayılı BK’nun 114.maddesine göre “…borcun tecdidi akitten vazıh surette anlaşılmak lazımdır. Hususiyle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi imza etmek tecdidi tazammum etmez…”. Bu durumda mahkemece somut olay bakımından tecdide ilişkin yeterli ve somut delil bulunmadığından ve ayrıca davacı borçlunun takip konusu yapılan ilk çekleri ödemediği ve ödemeye dair bir delil sunmadığı gibi sonradan verdiği çek bedelini de ödememiş olması karşısında yeni çek vermekle borçtan kurtulamayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.