YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7733
KARAR NO : 2012/2238
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı …arasında yapılan genel kredi sözleşmesini, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi alacağının tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın konusu olan Mersin 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/104 sayılı dosyasındaki icra takibinin davacı banka ile dava dışı …arasındaki 02.06.2008 tarihli 10.000 TL bedelli kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı aleyhine yapıldığı, davalıya bu alacaktan dolayı ihtarname gönderilmediği, kredi sözleşmesinde davalının kefil olarak yer almadığı, davalının davacı ile dava dışı anılan kişi arasında yapılan 02.06.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 20.05.2008 tarihli ticari taşıt kredisi sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunduğu, davalının imzasının bulunmadığı sözleşmeden dolayı sorumlu tutulamayacağı, ancak davacının icra takibi yapmakta kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu, icra takibinde takibin dayanağı olarak ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi ile genel kredi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi gösterilmiştir. Bu sözleşmelerden 02.06.2008 tarihli 62.000 TL miktarlı genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi altında davalı …’ın müteselsil kefil olarak imzası bulunduğu halde diğer 02.06.2008 tarihli 10.000 TL miktarlı genel kredi sözleşmesinde kefaletine rastlanmamıştır. Bu durumda mahkemece dava konusu kredinin hangi sözleşmeye istinaden kullandırıldığı hususunda banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.