Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7870 E. 2012/1314 K. 01.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7870
KARAR NO : 2012/1314
KARAR TARİHİ : 01.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında davalının tedarik ettiği kimyevi gübreleri müvekkilinin bayii olarak satışını yaptığını, davalıdan ihtiyaç oldukça gübre alındığını, bedelinin de ödendiğini, 28.07.2008 tarihinde de yine gübre siparişi verildiğini ve 5.000,00 TL ücretin de davalı şirket çalışanı …’nun banka hesabına EFT ile gönderildiğini, davalı şirket tarafından …’nun kaçtığı ve onun hesabına gönderilen para karşılığı mal teslim edilmeyeceğinin belirtildiğini, bu olaydan sonra 15.01.2009 tarihinde yine gübre siparişi verdiklerini ve ücretinin de davalı şirketin banka hesabına EFT yoluyla gönderildiğini ve bu sefer mal tesliminin yapıldığını, daha sonra 09.02.2009 tarihinde yeniden gübre siparişi verilip aynı gün davalı şirket hesabına 9.330,24 TL EFT ile havale yapıldığını ancak müvekkilinin borcuna mahsup edildiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, müvekkili tarafından 28.07.2008 ve 09.02.2009 tarihinde ücretini ödediği malların davalı tarafından teslim edilmediğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili tarafından davalıya 28.07.2008 tarihinde gönderilen 5.000,00 TL ile 09.02.2009 tarihinde gönderilen 9.330,00 TL’nın gönderildikleri tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin eski çalışanı… tarafından dolandırıldığını, konuyla ilgili Cumhuriyet Savcılığınca 2008/50060 hazırlık sayılı dosyasında soruşturmaya devam edildiğini, satış bedellerinin …’nın hesabına gönderilmesine dair bir sözleşme ya da talimatlarının olmadığını, başka müşterilerin gönderdiği bazı paraların da davacı tarafından gönderilmiş gibi gösterilerek hesaba aktarıldığını, 2008 yılının 10.ayında olay anlaşılınca yanlışlığın muhasebe işlemiyle düzeltildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki ticari ilişki süresince gerek sipariş ve mal gönderimi gerek banka havalesi uygulamasında davalı çalışanı…’nun davalı yetkilisi gibi hareket ettiği, davalının da buna uzun süre icazet verdiği, dolayısıyla davacının davalı adına hareket eden sipariş alıp mal gönderen ve fatura bedellerini de tahsil eden davalı çalışanı…’na davalı temsilcisi olduğu inancıyla para havale ettiği, davacının, davalı
adına davalı çalışanı …’na gönderdiği havalelerinde davacı ödemesi sayılması ve alacak-borç hesabında dikkate alınması gerektiği, davacı tarafından ve davacı adına yapılmayan … isimli kişi tarafından gönderilen 4.005,00 TL’lık havale hariç olmak üzere toplam 10.329,97 TL davacının fazla ödemesi göründüğü gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne 10.329,97 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.