YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7994
KARAR NO : 2012/1321
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, tebligat giderlerinin yatırılmadığından, bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı … arasında akdedilen tarımsal kredi sözleşmesinde diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kullandırılan kredinin geri ödemelerinin aksadığını, hesabın kat edilerek davalılara noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine girişilen ilamsız icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … … vekili, talep edilen alacak miktarının kabul edilmediğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı kefillerin kefalet limiti dahilinde kendi temerrüdü ile sorumlu oldukları, ipotek verilmesinin tahsilde tekerrüre yol açmayacak şekilde davalı asıl borçlu … aleyhine ilamsız icra takibine engel olmadığı, davacı bankanın isteminde haklı olduğu, taleple bağlılık ilkesi de göz önüne alınarak davanın kabulüne, itirazın iptaline ve 16.500 TL ana para, kalan kısmı işlemiş faiz ve temerrüt faizi, BSMV olmak üzere takibin 21.391 TL üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl borçlu yönünden ipotekli takip yapıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. İİK.nun 45. maddesi uyarınca alacak rehinle temin edilmiş ise alacaklı ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişebilir. Ne var ki rehnin konusu mal bedeli, alacağı karşılamaz ise rehinle karşılanmayan kısım için ilamsız icra takibine girişilmesi mümkündür. Somut olayda mahkemece belirtilen yasa hükmünün değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek asıl borçlu yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Müteselsil kefiller yönünden BK.nun 487. madde hükmü uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişilmeden de ilamsız icra takibi yapılabilir. Fakat kefiller yönünden yapılan araştırma ve inceleme sonucunda davacı vekilinin dava dilekçesindeki açıklamaları gözetilmeden takipde talep edilen alacak kalemleri yönünden özellikle işlemiş faiz yönünden talep aşımı yapılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davacı dava dilekçesinde asıl alacağın 16.500,00 TL olduğunu belirttiğine göre bu miktar üzerinden işlemiş faiz hesap edilerek talep aşılmayacak şekilde hüküm tesis edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.