Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8015 E. 2012/859 K. 25.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8015
KARAR NO : 2012/859
KARAR TARİHİ : 25.01.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki meni’i müdahale davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili Petrol Ofisi A.Ş.’nin … Parsel sayılı taşınmaz üzerinde tapuya şerh gereği 10 yıl süreyle kira sahibi olduğu, taşınmaz üzerinde kurulu tüm tesisler ile birlikte kullanım hakkının müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirket ile davalı Kırali Petrol A.Ş arasında akdedilen bayilik sözleşmesi gereğince akaryakıt istasyonun davalı şirkete bayilik verilerek kullandırıldığını, sözleşmesinin 25. maddesinde bayinin Petrol Ofisi’nin yazılı muvafakatı olmadan satış yerini başkasına satamayacağı, kiraya veremeyeceği, kısmen ve tamamen devredemeyeceği, ortak olamayacağı yada başkasının kullanılmasına ve işletmesine terk edemeyeceği, satış yeri üzerinde başkaları lehine aynı bir hak tesis edemeyeceği, aksi halde sözleşmenin ihlali sayıldığı, yine sözleşmenin 5. maddesinde bayinin satın aldığı ürünlerin bedelini ödememe, eksik ödeme ve geç ödeme durumunda P.O.’nun işbu sözleşmeyi fesih etmede serbest olduğunu, sözleşmenin bu hükümlerine rağmen davalı Kırali Petrol A.Ş. dava konusu taşınmaz üzerindeki istasyonu diğer davalı Mavi Gaz A.Ş.’ye devrettiği, bunun yanısıra müvekkili şirketten aldığı ürünlerin bedelini ödemediği ve istasyonu atıl vaziyette bıraktığı, diğer davalı Mavi Gaz A.Ş. ile müvekkili arasında herhangi bir bayilik sözleşmesi bulunmadığını, davalı tarafın sözleşmeye açıkça aykırı davranışları ve haklı olmamasına rağmen sözleşmeyi feshetmesi karşısında bu kez sözleşmenin haklı nedenlerle müvekkili şirket tarafından feshedilmesi zarureti doğduğunu iddia ederek akaryakıt istasyonu ve tesislerin işletilmek üzere davacıya teslimine, davalıların dava konusu taşınmaza vaki müdahalelerinin önlenmesine, davacı şirket ile davalı Kırali Petrol A.Ş. arasında imzalanan 01.12.2006 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin münfesih olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kırali Petrol A.Ş. vekili duruşmadaki beyanında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mavigaz A.Ş vekili, davalı Kırali Petrol …nin dava konusu istasyondaki kiracılık hakkını müvekkili şirkete devrettiğini, bu sözleşme gereği dava konusu yerdeki akaryakıt istasyonunu 31.05.2021 tarihine kadar kiraladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller, sicil kayıtları, tapu kayıt ve krokileri, Petrol Ofisi A.Ş. İstasyon Bayilik Sözleşmesi, sözleşmenin feshine ilişkin ihtarname, mahallinde yapılan keşif, bilirkişilerin rapor ve krokisi, mahkememizin sonucu beklenen 2009/102 Esas sayılı dava dosyası kapsamı ve sonucu o dosyada aldırılan bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle davacı ile davalı Kırali Petrol A.Ş. arasındaki 01.12.2006 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin 20.01.2009 tarihi itibari ile fesih olduğunun tespitine ( oybirliği ile ) davacının sabit olmayan davasının reddine (oyçokluğu ile) karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Anayasanın 141/3. maddesi “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” buyurucu hükmünü içermektedir. HUMK’nun 388. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre, mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, red ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hükmi sebep açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel mahkeme kararında davanın kabulüne ve reddine ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmemiştir. Bu hal Anayasa’nın 141. ve HUMK 388. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.