YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8182
KARAR NO : 2012/1275
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı oto komisyonculuğu yapan …’tan almış olduğu borç para karşılığında adı geçene bono verdiğini, bono bedelinin müvekkili tarafından ödenmesine rağmen senedin iade edilmeyerek lehtar hanesine davalının adı yazılmak suretiyle icra takibine konulduğunu, davalı ile müvekkili arasında mal ya da para alışverişi olmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından keşide edilen takip konusu 30.08.2008 vade, 10.07.2007 tanzim tarihli 4.000,00 TL. bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya karşı başlatılan bir icra takibi bulunmadığını, davacının dava konusu senet ile ilgili tüm iddialarını senetle ispat etmesi gerektiğini savunarak açılan davanın reddi ile davacının %40 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı vekilinin talebi üzerine davalının yemin ettiği ve bu yemininde sebat ettiği gerekçesiyle davanın reddine ve %40 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve takip dosyası içinde mahkemece takibin durdurulmasına ilişkin bir tedbir kararı bulunmamaktadır. İİK’nın 72/4. maddesine göre ; “Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyatî tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez.”denmektedir. Takibi durduran bir tedbir kararı bulunmadığına göre mahkemece yazılı şekilde davalı-alacaklı lehine %40 tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.