YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8447
KARAR NO : 2011/9887
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 6 adet fatura karşılığında mal sattığını, borcun ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini, takipten sonra davalının 16.799,24 TL’lik miktarı ödediğini belirterek itirazda bulunduğunu ileri sürerek davalının bakiye kısım yönünden itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın 2.605,40 TL asıl alacak, 42.40 TL işlemiş faiz üzerinden kabulüne, davalının itirazının bu miktarlar üzerinden iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa takipten itibaren %27 ticari avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, asıl alacak üzerinden %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf keşide ettiği 24.05.2008 tarihli ihtarname ile ana para, faiz ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere altı adet fatura bedeli için toplam 18.466,26 TL borcun ihtarın tebliğ olunduğu tarihten itibaren 5 gün içinde ödenmesini ihtaren bildirmiş, bu ihtarname davalıya 29.05.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarnamede tanınan 5 günlük süre 03.06.2008 tarihinde dolmasına rağmen davalı bu süreden sonra 04.06.2008(Çarşamba) günü borcu 16.799,24 TL olarak ödemiştir.
Ne var ki, davacı alacaklı ihtarda verilen bu 5 günlük sürenin dolmasını beklemeden 30.05.2008 tarihinde 16.718,44 TL asıl alacak, 625,76 TL faiz toplamı 17.344,11 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapmış, bu takip dosyasında çıkartılan ödeme emri davalıya 09.06.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu takipten sonra ödeme emrinin tebliğinden önce 16.799,24 TL’yi 04.06.2008 tarihinde ödemiştir. Bu durumda mahkemece davacının iş bu itirazın iptali davasını anılan ödemeden sonra 25.06.2008 tarihinde açtığı gözetilerek davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı konusu üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki temiyz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.