YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8660
KARAR NO : 2012/2122
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, sahte bonoya dayalı olarak yapılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacı ile kardeşlerinin müvekkiline borçlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece … 1. Ağır Ceza mahkemesinin 2010/157 E.sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesine göre bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilerek davalı hakkında mahkumiyet karar verildiği, ancak zamanaşımı nedeniyle daha sonra düşme kararı verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/157 E. sayılı dosyasındaki Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma aşamasında alınan ekspertiz raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu ceza dosyasından verilen mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olup, aynı dosyada daha sonra zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir. Ayrıca söz konusu rapor hükme esas teşkil edecek yeterli ve ayrıntılı incelemeyi içermediğinden Yargıtay’ın denetimine de elverişli değildir. Mahkemece bu yönler gözetilerek konusunda uzman kişi veya kişilerden imzanın davacıya aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.